Rüyada Terazi Görmek

terazi · terazisi · teraziler · mizan · tartı · kantar · el terazisi · terzai

Terazi, klasik tabirde adalete, hesabın doğru tutulmasına ve sözle amelin birbirine denk gelmesine delalet eder. Kimi rivayetlerde hüküm veren, aracılık yapan ya da iki tarafı uzlaştıran bir kimseye yorulur. Terazinin kefelerinin denk durması işlerin dengede olduğuna, birinin ağır basması ise bir tarafa meyledilen bir karara işaret sayılır. Alışverişte kullanılan terazi ayrıca kazancın helalliğiyle anılır.

Psikolojik not

Modern okumada terazi, kişinin karar arifesinde iki seçeneği tartma hâlini ve kendi vicdanıyla yaptığı iç muhasebeyi görünür kılar. Kefelerin bir türlü durulmaması, kararsızlığın uzamasına dair bir kayıt olarak da anlaşılır.

Ayrıntısına göre

Boyut

  • büyük kantar, ağır yük tartısı

    İri bir kantar, büyük bir sorumluluğun ve geniş çaplı bir işin hesabına yorulur. Yükün kantara sığması işin altından kalkılabileceğine, sığmaması ise dağıtılması gereken bir ağırlığa delalet eder. Bazı yorumcular büyük tartıyı, kalabalığı ilgilendiren bir hükümle anar.

Mekân

  • çarşıda, dükkânda terazi

    Alışveriş yerinde görülen terazi, geçime, ticarete ve kazancın hesabına delalet eder. Terazinin işler durumda olması rızkın düzenli akmasına yorulur. Dükkânda terazi başında durmak, sorumluluğun ve emanetin kişide olduğuna işaret sayılır.

  • mahkeme ya da huzur önünde terazi

    Hüküm verilen bir yerde terazi görmek, hesap verme ve hakkını arama manasında okunur. Bazı yorumcular bunu kişinin kendi kendini yargılamasına bağlar; başka bir kol ise dışarıdan gelen bir denetime ve sorgulanmaya yorar. İki okuma da klasik metinlerde yan yana durur.

Eylem

  • terazide bir şey tartmak

    Elindekini teraziye koyup tartmak, bir işin hesabını yapmaya ve niyeti ölçüp biçmeye yorulur. Tartının doğru çıkması dürüstlüğe ve emanete riayete delalet eder. Tartıya sığmayan bir yük koymak ise gücün üstünde bir işe girişmek diye okunur.

  • terazinin ayarıyla oynamak

    Kefeye gizlice ağırlık koymak ya da tartıyı eksik göstermek, hakkı yemeye ve kazanca haram karıştırmaya yorulur. Klasik metinlerde bu görüntü açık bir uyarı sayılır ve düzeltilmesi mümkün bir yanlış olarak anılır. Terazinin ayarını yeniden doğrultmak ise telafiye ve helalleşmeye delalet eder.

Duygu

  • terazi başında tereddüt duymak

    Kefeleri seyrederken içe düşen kararsızlık, iki yol arasında sıkışıp kalmaya ve seçimi erteleme hâline yorulur. Tereddüdün dağılıp elini bir kefeye uzatmak, kararın nihayet verilmesine delalet eder. Bu görüntüde asıl vurgu sonuçta değil, karar anındadır.

Sonuç

  • kefelerin denk durması

    İki kefenin eşitlenmesi, gelenekte iç huzura, hakkın yerini bulmasına ve iki taraf arasında sağlanan uzlaşıya yorulur. Bu görüntü aynı zamanda söz ile davranışın birbirini tutmasına işaret sayılır. Dengeyi bozmadan uzun süre tutabilmek, kararlılığın nişanesi olarak okunur.

  • bir kefenin ağır basması

    Kefelerden birinin belirgin biçimde alçalması, bazı yorumcularda tercih edilen tarafın kazançlı çıkmasına delalet eder. Buna karşılık başka bir kol bunu dengenin kaybına ve bir tarafın hakkının gözden düşmesine yorar. Gelenek burada birleşmez; ağır basanın ne olduğu, hangi okumanın öne çıkacağına karine sayılır.

  • terazinin kırılması ya da kolunun eğrilmesi

    Terazinin bozulması, hakem konumundaki bir kimsenin güvenilirliğini yitirmesine ve düzenin sarsılmasına yorulur. Kimi kaynaklar bunu ortaklıkta çıkan anlaşmazlıkla anar. Kırılan teraziyi tamir etmek ise bozulmuş bir ilişkiyi onarma çabası diye okunur.

Diğer

  • altın ya da kıymetli maden tartmak

    Terazide altın tartmak, kıymeti bilinmesi gereken bir imkânın ölçülüp değerlendirilmesine yorulur. Tartının beklenenden ağır gelmesi umulmadık bir faydaya, hafif gelmesi ise değeri abartılmış bir şeye delalet eder. Klasik tabirde ölçmenin kendisi burada dikkat ve basiret sayılır.

  • söz ya da amel tartılıyor görmek

    Somut bir mal yerine sözlerin, davranışların tartıldığını görmek, muhasebeye ve kişinin kendi hâlini gözden geçirmesine yorulur. Hafif gelen kefe eksik kalan bir sorumluluğa, ağır gelen kefe ise emeğin karşılığının görülmesine işaret sayılır. Gelenek bunu korkutma değil, düşünmeye çağrı kipinde aktarır.

İlgili semboller