Rüyada Pencere Görmek

pencere · pencereler · penceresi · cam · camlar · pencere camı · kafes · revzen

Pencere, klasik tabirde hanenin dışarıya açılan gözüne, haberin ve ışığın girdiği yere yorulur; duvarın kapalılığı içinde bir açıklık olması sebebiyle ferahlık ve ümit nişanesi sayılır. Gelenek pencereyi kimi zaman hanenin hanımına, kimi zaman da eve gelen habere delalet ettirir. Açık pencere haberleşmeye ve rahatlığa, kapalı pencere ise mahremiyete ve içe kapanmaya yorulur. Camın berraklığı görüşün doğruluğuna, tozlu ve kırık olması ise meselenin bulanıklığına nişanedir.

Psikolojik not

Pencere, içeriden dışarıya bakma ve dışarıda kalanı seyretme hâliyle ilişkilendirilir; katılmadan izleme duygusu bu sembolde belirgindir. Aynı zamanda kapalı bir durumda ferahlama ihtiyacına da bağlanır.

Ayrıntısına göre

Renk

  • pencereden aydınlık, güneş ışığı girmesi

    İçeri dolan ışık, hidayete, ferahlığa ve meselenin aydınlanmasına yorulur. Işığın hane içini kaplaması, hayrın yayılmasına nişanedir. Gelenek bu görüntüyü en açık müjde alametlerinden sayar.

    — Nablusi
  • pencerenin karanlık olması, dışarıda gece görünmesi

    Camdan karanlığın görünmesi, henüz açıklığa kavuşmamış bir meseleye ve bekleme devresine yorulur. Karanlığın içinde bir ışık seçilmesi, ümidin kesilmediğine işaret eder. Bu tabir korkutmak için değil, sabır bildirmek için nakledilir.

Boyut

  • geniş, ferah ve büyük pencere

    Büyük pencere, geniş bir görüşe, bol habere ve hanenin ferahlığına yorulur. Manzaranın açıklığı, işlerin de açık seçik yürüdüğüne delalet eder. Bu tabirde genişlik doğrudan bolluk nişanesi sayılır.

  • küçücük, dar yahut yüksekte bir pencere

    Dar pencere, sınırlı bir imkâna ve az miktarda gelen bilgiye yorulur. Yüksekte olması, ulaşılması güç bir habere işaret eder. Azlığına rağmen ışık sızdırması, ümidin büsbütün kesilmediğine delalet ettirilir.

Mekân

  • pencerenin bahçeye, yeşilliğe yahut suya bakması

    Manzaranın yeşillik yahut su olması, gönül ferahlığına ve bereketli bir muhite yorulur. Bakılan yerin bakımlı olması, düzenin yerinde olduğuna delalet eder. Gelenek manzarayı, tabirin yönünü belirleyen esas karine sayar.

  • pencerenin duvara, dar bir sokağa yahut boşluğa bakması

    Karşısı kapalı pencere, açılmayan bir yola ve ufku daralmış bir hâle yorulur. Bakıldığında bir şey görünmemesi, beklenen haberin gecikmesine işaret eder. Gelenek bunu geçici bir darlık olarak nakleder.

Eylem

  • pencereyi açmak, havalandırmak

    Pencerenin açılması, sıkıntının hafiflemesine ve bir kapının aralanmasına yorulur. İçeri dolan havanın temiz olması, gelen haberin hayırlı olduğuna delalet eder. Gelenek bu sahneyi ferahlık bildiren açık bir nişane sayar.

  • pencereyi kapatmak yahut perdeyi çekmek

    Pencerenin kapatılması, mahremiyetin korunmasına ve dışarıyla arasına mesafe koymaya yorulur. Bir kol bunu sırrın saklanmasına ve emniyete bağlar; başka bir kol ise haberin kesilmesine ve içe kapanmaya yorar. Gelenek bu sembolde birleşmez, iki nakil de aktarılır.

  • pencereden dışarı bakmak, seyretmek

    Camdan dışarı bakmak, hâlleri uzaktan gözlemeye ve henüz işin içine girmemeye yorulur. Görülenin açık seçik olması, meselenin doğru anlaşıldığına işaret eder. Manzaranın uzak ve puslu olması ise bilginin eksik geldiğine delalet ettirilir.

  • pencereden içeri bakmak, dışarıdan seyretmek

    Dışarıdan bir haneye bakmak, dahil olunmayan bir çevreye ve uzaktan takip edilen bir meseleye yorulur. İçerinin aydınlık görünmesi, o hanede düzenin yerinde olduğuna delalet eder. Bu tabirde kişinin konumu, eşikte kalma hâliyle okunur.

  • pencereden içeri birinin girmesi

    Kapı dururken pencereden giriş, usulünce olmayan bir yaklaşıma ve beklenmedik bir müdahaleye yorulur. Girenin tanıdık olması meselenin yakın çevreden geldiğine işaret eder. Gelenek bu sahneyi, dikkat ve tetkik isteyen bir nişane olarak nakleder.

  • pencereden bir şey verilmesi yahut alınması

    Pencere aracılığıyla el değiştiren şey, dolaylı yoldan gelen bir yardıma yahut habere yorulur. Verilenin sağlam ve temiz olması, o faydanın hayırlı olduğuna delalet eder. Kısa süren bu temas, geçici fakat işe yarar bir ilişkiye nişane sayılır.

Duygu

  • pencere önünde huzur yahut hasret duymak

    Cam kenarında duyulan dinginlik, hâlden razı olmaya ve beklemenin ağır gelmemesine yorulur. Hasret hissi ise uzaktaki bir kimseye yahut geçmiş bir devreye duyulan özleme delalet eder. Bu duygu, tabirin yumuşak ve içe dönük yönünü kuvvetlendirir.

Sonuç

  • pencere camının kırılması

    Camın kırılması, korunan bir sınırın zedelenmesine ve mahremiyetin açılmasına yorulur. Kırıkların toplanması, meselenin telafi edilebileceğine işaret eder. Kimi yorumcular kırılmayı zarara, kimileri ise kapalı kalmış bir durumun açılmasına yani ferahlığa yorar.

  • pencerenin açılmaması, sıkışıp kalması

    Zorlanmasına rağmen açılmayan pencere, çözülmeyen bir sıkıntıya ve tıkanmış bir işe yorulur. Uğraşın sürmesi, meselenin sabır istediğine delalet eder. Gelenek burada zorlamayı değil, başka bir yol aramayı öne çıkarır.

İlgili semboller