Rüyada Ay Görmek
aylar · ayın · aya · dolunay · hilal · yeni ay · bedir · kamer
Klasik tabirde ay, güneşin yanındaki ikinci makam olarak okunur: vezir, vali, idarenin sağ kolu ve emir altındaki büyük. Aile bahsinde çoğunlukla ana, eş yahut hanenin gözetici kadını tarafında yorumlanır. Ayrıca ay, güzellik, vakit ve karanlıkta yol gösteren delil manasına gelir; ışığının ödünç olması sebebiyle bir kol onu başkasından alınan kuvvet diye tabir eder.
Modern okumada ay, kişinin dolaylı ve değişken tarafını temsil eder: gizlenmiş duygular, evreler hâlinde gelip giden ruh hâli. Ayın büyüyüp küçülmesi, insanın kendi hâlinin sabit olmadığını fark etmesiyle birlikte anılır.
Ayrıntısına göre
Renk
Ayın kızıla çalması
Kızarmış ay üzerinde gelenek birleşmez. Bir kol bunu idarede kargaşa, büyüklerin arasında çekişme ve halkın huzursuzluğu diye tabir eder; başka kaynaklar aynı hâli görkem, düğün ve toplu bir sevincin alameti olarak okur. İki taraf da aktarılır, biri diğerinin yerine geçmez.
Ayın sararması yahut kararması
Ayın soluklaşması, bir büyüğün nüfuzunun azalması ya da hanede gözeticinin zayıflaması tarafında yorulur. Işığın çekilmesi, yol gösterenin geri çekilmesi manasına alınır. Kimi tabirciler bunu kişinin kendi vaktinin daralması diye de okumuştur.
Boyut
Dolunay, bedir hâlindeki ay
Dolunay, gelenekte kemale ermiş bir hâl, tamamlanmış bir iş ve görünür hâle gelmiş itibar olarak okunur. Vezir yahut idareci bahsinde, o kişinin nüfuzunun zirvesine işaret sayılır. Bazı kaynaklar bunu ayrıca bir haberin herkesçe duyulması, gizlinin açığa çıkması diye yorumlar.
Hilal, ince yeni ay
Hilal, yeni başlayan bir vakit, henüz kurulmuş bir iş ve büyümesi beklenen bir hayır tarafında tabir edilir. Gelenek onu doğrudan bolluk saymaz, artışın başlangıcı sayar. Hilalin görülmesi ayrıca vaktin dönmesi, bir devrenin kapanıp yenisinin açılması olarak okunur.
Mekân
Ayın kendi evinin üzerinde durması
Ayın hanenin üstünde parlaması, o eve gelen itibar ve gözetim diye tabir edilir. Hanede bir büyüğün kuvvet bulması yahut evin adının duyulması tarafında okunur. Işığın içeri dolması, bereketin haneye girmesi sayılır.
Ayın buluta girmesi, sisin arkasında kalması
Perdelenen ay, açık seçik görünmeyen bir hâl ve gecikmiş bir haber olarak yorulur. Gelenek bunu yokluk saymaz, görünmezlik sayar: nesne yerindedir fakat önü kapalıdır. Bulutun dağılması, işin açıklığa kavuşması diye tabir edilir.
Eylem
Ay tutulması
Ay tutulması, gelenekte vezir yahut idareci makamındaki kimsenin gölgelenmesi, itibarına perde inmesi olarak tabir edilir. Aile bahsinde ananın ya da hanenin büyük kadınının hâline yorulur. Tutulmanın açılıp ayın yeniden görünmesi, perdenin kalkması sayılır.
Ayın gökten yere düşmesi
Ayın düşüşü üzerinde kaynaklar birleşmez. Yaygın kol bunu büyük bir mevkiin elden gitmesi, dayanılan kimsenin yerinden olması diye ağır tarafta okur; buna karşılık kimi yorumcular ayın yere inmesini nimetin insana yaklaşması, uzaktakinin ele geçmesi olarak alır. Düşen ayın kirlenmesi ya da sönmesi, ilk okumaya karine sayılır.
Ayın kucağa yahut avuca inmesi
Ayı kucağında ya da avucunda tutmak, gelenekte ulaşılmaz sanılan bir şeyin ele geçmesi diye tabir edilir. Kimi kaynaklarda bu, güzel bir eş yahut değerli bir dostluk tarafında okunur. Bir başka kol ise büyük bir makamla yakınlık kurmak manasına alır.
Ay ışığında yol yürümek
Ay ışığında yürümek, karanlıkta az bir delille yol bulmak olarak yorulur. Gelenek bunu, tam aydınlık olmasa da yönün kaybedilmediğine işaret sayar. Işığın buluta girip çıkması, yol göstericinin bazen görünüp bazen kaybolmasına yorulur.
Ayın secde eder yahut boyun eğer gibi görünmesi
Bu hâl, klasik gelenekte kadim kıssalara bağlanarak büyüklerin bir kimseye yönelmesi, ailenin bir ferdin etrafında toplanması diye tabir edilir. Kişinin kendi çevresi içinde öne geçmesine yorulur. Gelenek bunu övünç değil, sorumluluk tarafında okur.
Ayı yutmak yahut yediğini görmek
Ayın yutulması üzerinde iki okuma yürür. Bir kol bunu büyük bir nimeti ya da mirası içine almak, o kuvvetin kişiye geçmesi diye alır; başka bir kol ise gözetenin ortadan kaldırılması, hürmetin çiğnenmesi olarak ağır tarafta okur. Rüyadaki ferahlık yahut sıkıntı hissi, hangi kola yakın olduğunu ayırmakta karine sayılır.
Duygu
Aya bakarken hayret ve huzur duymak
Ayın seyrinden gelen sükûnet, gelenekte gönlün yatışması ve bir işten emin olma hâli olarak yorulur. Bakanın gözünü ayıramaması, uzaktaki bir sevgiye ya da hasrete yorulmuştur. Bu okuma hüküm değil, hâlin tarifi olarak aktarılır.
Sonuç
Ayın büsbütün kaybolması, gökte hiç görünmemesi
Ayın yokluğu, vaktin sayılamaz olması ve yol gösterenin çekilmesi diye tabir edilir. Gelenek bunu karanlıkta kalmaktan çok, ölçüsüz kalmak manasında okur. Yeniden hilalin belirmesi, düzenin kurulmaya başlaması sayılır.
Diğer
Gökte iki ay yahut birden çok ay görmek
Birden çok ay, idarede ikilik, iki başlılık ve rekabet tarafında okunur. Hanede iki gözeticinin çekişmesi diye de tabir edilmiştir. Kimi kaynaklar bunu ayrıca kişinin iki ayrı yöne birden bağlanması olarak alır.
Ay ile güneşin birlikte görünmesi
Ay ile güneşin bir arada bulunması, gelenekte ana ile babanın, yahut sultan ile vezirin bir araya gelmesi diye okunur. İkisinin uyumlu görünmesi işlerin düzene girmesine yorulur. Birinin diğerini örtmesi ise iki büyük arasında üstünlük çekişmesi sayılır.