Rüyada Kulak Görmek

kulaklar · kulağı · kulağım · kulağın · kulakları · kulag · kulah

Kulak klasik tabirde söz işitmeye, kabule ve itaate delalet eder. Kulağın açık ve işitir olması, kişiye ulaşacak habere ve öğüde kulak verdiğine yorulur; gelenekte kulak, gelen sözün kapısı sayılmıştır. Kimi tabircilere göre kulak ayrıca kişinin kız evladına, kimi kaynaklarda ise emrini dinleyen kimseye işaret eder. Kulağın temiz ve güzel görülmesi, sözün doğrusunu ayırt etmeye nişane sayılır.

Psikolojik not

Modern okumada kulak, dinleme ve dinlenilme ihtiyacıyla ilişkilendirilir. Rüyada kulağın kapalı yahut tıkalı görülmesi, kişinin çevresindeki uyarıları duymak istemeyişinin imgesi olarak da değerlendirilir.

Ayrıntısına göre

Boyut

  • büyük ve güzel kulak

    Kulakların iri, düzgün ve güzel görülmesi, itibarın ve sözü dinlenir olmanın nişanesi sayılır. Böyle bir kulak, kişinin hem işittiğine hem söylediğine değer verildiğine delalet eder. Kulağın çirkin yahut kesik görülmesi ise sözün ağırlığını yitirmesine yorulur.

Eylem

  • kulağın açılması, iyi işitmek

    Kulağın berrak biçimde işittiğini görmek, doğru sözün kişiye ulaşmasına ve öğüdün kabul edilmesine delalet eder. Klasik tabirciler bunu, hakkın söylendiği bir mecliste bulunmaya yorar. İşitmenin keskinliği, kişinin sözün aslını sahtesinden ayırmasına nişane sayılır.

    — İbn-i Sirin
  • kulağın tıkanması, sağır olmak

    Kulağın işitmez olması, gelenekte öğüde sırt çevirmeye ve doğru sözü almamaya yorulur. Bu bir işitme hâli olarak değil, kabulden yüz çevirme mecazı olarak tabir edilir. Kimi kaynaklar bunu, kişinin kendisine söylenenden gafil bulunmasına delalet sayar.

  • kulağı temizlemek

    Kulağını temizlediğini görmek, gönlünü boş sözden ve gıybetten arındırmaya delalet eder. Bu görüntü, kişinin işittiklerini elemeye ve faydasız olanı bırakmaya yorulur. Temizlikten sonra iyi işitmek, doğru habere kavuşmanın nişanesi sayılır.

    — Seyyid Süleyman
  • kulağa fısıldanması

    Kulağa eğilip bir şey söylenmesi, gizli kalması istenen bir habere yahut sadece kişiye emanet edilen bir söze delalet eder. Fısıltının anlaşılır olması emanetin taşınabileceğine, anlaşılmaması ise meselenin henüz açığa çıkmadığına yorulur. Klasik metinlerde bu hâl sır tutmakla bağdaştırılır.

Duygu

  • kulakta çınlama, gürültü duymak

    Kulağın uğuldaması yahut anlaşılmaz bir gürültüyle dolması, kişi hakkında arkasından konuşulduğuna yorulur. Gelenekte bu hâl, henüz kime ait olduğu bilinmeyen bir söze delalet sayılır. Gürültünün kesilip sesin berraklaşması, meselenin açıklığa kavuşmasına işaret edilir.

Diğer

  • kulakların çoğalması

    İnsanın tabii sayıdan fazla kulağı olduğunu görmesi, çoğu yorumcuya göre etrafında sözünü dinleyen kimselerin çoğalmasına ve itaat görmeye delalet eder. Kimi tabirciler bunu evlat ve tabî olanların artışına bağlar. Bir kısım kaynak ise fazla kulağı, dört bir yandan söz taşınmasına ve dedikodunun çoğalmasına yorar; gelenek burada ayrışır.

    — Nablusi

İlgili semboller