Rüyada Kalem Görmek

kalem · kalemler · divit · tükenmez kalem · kurşun kalem · kamış kalem · yazı kalemi · kalem tutmak

Klasik tabirde kalem, ilim, yazı, hüküm ve sözün kalıcı hâle gelmesi bahsinde okunur; geleneğin en çok hürmet gösterdiği sembollerden biridir. Yorumcuların çoğu kalemi bilgiye, kayda geçen bir işe ve verilen bir karara delalet ettirir. Kalemin yazması ya da yazmaması tabirde ayrı ayrı ele alınır; mürekkebin akması meselenin yürümesine kıyaslanır. Bir başka kol kalemi doğrudan söz sahibi olma, emir yazma ve idare bahsine çeker.

Psikolojik not

Modern okumada kalem, kişinin kendini ifade etme ve düşüncesine biçim verme ihtiyacıyla ilişkilendirilir. Yazmanın kalıcılığı ayrıca söylenenin geri alınamayacağı duygusuyla da bağlantılı sayılır.

Ayrıntısına göre

Mekân

  • Kalemi kaybetmek ya da bulmak

    Kalemin yitmesi, söz hakkının ya da bir hünerin elden çıkması olarak yorulur; bulunması ise unutulmuş bir kabiliyetin yeniden hatırlanmasına çekilir. Tabirciler kaybın yerini ve arama gayretini de tabire dahil eder. Aranıp bulunması, çabanın karşılık bulmasına kıyaslanır.

Eylem

  • Kalemle yazı yazmak

    Yazmak, tabirde bir işin kayda geçmesi, sözün bağlayıcı hâle gelmesi ve niyetin sabitlenmesi olarak yorulur. Yazının okunaklı olması meselenin açıklığına, karışık olması ise işin dağınıklığına kıyaslanır. Yorumcular yazma eylemini ayrıca ilim ve hüner bahsine çeker.

  • Birine kalem vermek ya da kalem hediye almak

    Kalemin el değiştirmesi, yetkinin devri, söz hakkının verilmesi ve emanetin aktarılması olarak yorulur. Alan için bir görev ve sorumluluk, veren için ise güven gösterme bahsine çekilir. Nablusi'ye nispet edilen kolda kalem vermek, ilmin ve makamın devriyle ilişkilendirilir.

    — Nablusi
  • Kalemle bir belge, sözleşme ya da imza yazmak

    Resmî bir yazının kaleme alınması, bağlayıcı bir söz verme ve bir işin usulüne bağlanması olarak okunur. Tabirciler imzayı, geri dönüşü zor bir karara benzetir. Yazının şahitler önünde olması, işin açıklığına kıyaslanır.

  • Yazılan yazıyı silmek ya da karalamak

    Silme eylemi, verilen bir karardan dönme, sözü geri alma ve bir kaydı iptal etme bahsinde yorulur. Yorumcular silinen yazının izinin kalıp kalmadığına ayrıca bakar. İz kalması, meselenin tamamen kapanmadığına çekilir.

Duygu

  • Yazarken huzur ve akıcılık hissetmek

    Yazının kolay akması, işin gönül rızasıyla yürümesi ve kişinin kendini ifade edebilmesi olarak yorulur. Tabirciler bu hâli, kişinin uğraşının kendisine denk düşmesine benzetir. Akıcılığın kesilmesi ise tıkanma bahsine çekilir.

  • Yazmak isteyip yazamamak, kelime bulamamak

    Elinde kalem olduğu hâlde yazamamak, söyleyecek sözü olup dile getirememe ve karar verememe olarak okunur. Yorumcular bunu, yetkinin var fakat kullanılamadığı bir hâle benzetir. Bu tabloda ağırlık, kalemin değil kişinin hâline verilir.

Sonuç

  • Kalemin yazmaması, mürekkebin bitmesi

    Yazmayan kalem, sözün geçmemesi, bir işin yürümemesi ve kişinin elinin bağlanması olarak okunur. Mürekkebin bitmesi, kaynağın tükenmesi ve söylenecek şeyin kalmaması bahsine yorulur. Tabirciler bunu geçici bir duraklama sayan nakilleri de kaydeder.

  • Kalemin kırılması ya da ucunun kopması

    Kalemin kırılması, verilen bir hükmün geçersiz kalması, sözün kesilmesi ve işin yarıda bırakılması olarak okunur. Yorumcular bunu ayrıca bir yetkinin elden gitmesine benzetir. Kırılan kalemin yerine yenisinin alınması, işin başka bir yoldan sürdürülmesine yorulur.

Diğer

  • Altın, gümüş ya da kıymetli bir kalem

    Kıymetli maden, tabirde sözün ağırlığı ve kalemin sahibine getirdiği itibar olarak yorulur. Bazı kaynaklar bunu makam ve mevki bahsine çekerken, başka bir kol süse ve gösterişe kayma ihtimalini kaydeder. Gelenek bu iki okumayı yan yana nakleder.

  • Kırık dökük, eski ya da basit bir kalem

    Sade ve yıpranmış kalem, gösterişsiz fakat sürdürülen bir emeğe yorulur. Yorumcular bunu, imkânı az olduğu hâlde işini gören kimseye benzetir. Bazı nakillerde eskimişlik, uzun süredir yapılan bir işin yorgunluğuna da çekilir.

  • Birden çok kalem, kalem destesi görmek

    Kalemlerin çokluğu, çok yönlü bir uğraş, elde bulunan seçenekler ve söylenecek sözün bolluğu olarak okunur. Seyyid Süleyman'a nispet edilen nakillerde kalemin çoğalması ilim ve talebe bahsiyle ilişkilendirilir. Dağınık duran kalemler ise odaklanamamaya kıyaslanır.

İlgili semboller