Rüyada Yüzmek
yüzmek · yuzmek · suda yüzmek · suda yuzmek · yüzdüğünü görmek · yuzdugunu gormek · kulaç atmak · denizde yüzmek
Rüyada yüzmek, klasik tabir geleneğinde kişinin içine girdiği işte kendi gücüyle ilerlemesine delalet eder. Yorumcular suyu dünya işlerine, yüzmeyi ise o işlerin içinde durmayı bilmeye ve ustalığa benzetir. Suyun derinliği işin büyüklüğüne, akıntının yönü ise kişinin gidişata uyup uymadığına yorulur. Kıyıya ulaşmak, girişilen işin selametle neticelenmesine nişane kabul edilir.
Modern kayıtta yüzme görüntüsü, kişinin içinde bulunduğu koşullara ayak uydurma becerisi ve kendini idare edebilme duygusuyla ilişkilendirilir. Suyun sakinliği ya da çalkantısı, o dönemin gerginlik düzeyine dair bir izlenim taşıyabilir.
Ayrıntısına göre
Boyut
Derin suda yüzmek
Ayağının yere değmediği derin suda yüzmek, kişinin tamamen kendi gücüne dayandığı bir hâle yorulur. Gelenek burada dayanağın kalmamasına değil, sorumluluğun tek üstlenilmesine dikkat çeker. Derinlikte rahat durabilmek ise özgüvene ve tecrübeye bağlanır.
Sığ suda yüzmek
Ayağının yetiştiği sığ bir suda yüzmek, küçük ölçekli fakat emniyetli bir işe delalet eder. Tabirciler sığlığı hem güvenlik hem de sınırlılık olarak okur. Sığdan derine geçmek ise işin büyümesine nişane sayılır.
Mekân
Denizde yüzmek
Engin denizde yüzmek, büyük ve sınırı belirsiz bir işin içine girmeye delalet eder. Denizin sakin olması işin yürümesine, kabarması ise sabır istemesine yorulur. Kıyının görünür olması ise neticenin göz önünde bulunmasına nişanedir.
Irmakta yahut gölde yüzmek
Sınırları belli bir suda yüzmek, ölçüsü bilinen ve idare edilebilir bir işe yorulur. Klasik tabirde ırmağın iki yakasının görünmesi, meselenin baştan sona kavranmasına benzetilir. Suyun berrak olması işin açık ve şüphesiz olmasına bağlanır.
Karada yahut susuz yerde yüzer gibi olmak
Su olmayan bir yerde yüzme hareketi yaptığını görmek, klasik metinlerde alışılmadık bir görüntü sayılır ve boşa gayret olarak yorulur. Bazı tabirciler bunu yeri olmayan bir işe girişmeye bağlar. Bir kısım yorumcu ise hayalin gerçeğin önüne geçmesi olarak okur.
Eylem
Rahatça, ustalıkla yüzmek
Kulaç atarak kolayca ilerlemek, girişilen işin kişinin harcı olmasına ve idaresini elinde tutmasına yorulur. Klasik metinlerde bu ustalık, tecrübe ile kazanılmış bir yetkinliğe benzetilir. Yorulmadan uzun mesafe alması, gücün işe yetmesine nişane sayılır.
Yüzmeyi bilmediği hâlde suya girmek
Yüzme bilmeden suya girdiğini görmek, hazırlıksız bir işe girişmeye yorulur. Bir kol bunu tedbirsizlik sayarken, kimi kaynaklar suya girmenin kendisini cesaret ve öğrenme niyeti olarak okur. Gelenek bu iki değerlendirmeyi yan yana aktarır.
Akıntıya karşı yüzmek
Akıntının tersine kulaç atmak, gidişata muhalefet etmeye ve zorlukla ilerlemeye delalet eder. Tabirciler burada kişinin gücünü aşan bir çabaya dikkat çeker, fakat çabayı kınamaz. Buna rağmen ilerleyebilmek ise azmin işe galip gelmesine yorulur.
Akıntıyla birlikte yüzmek
Suyun götürdüğü yöne doğru kolayca ilerlemek, işin kendiliğinden yürümesine yorulur. Kimi yorumcular bunu hayra ve kolaylığa bağlarken, kimileri kişinin yönünü suya bırakmasını gevşeklik sayar. İki okuma da klasik metinlerde geçer.
Duygu
Yüzerken huzur ve serinlik duymak
Suyun içinde ferahlık hissetmek, girişilen işin kişiye ağır gelmemesine yorulur. Klasik anlatımda serinlik, sıkıntının azalmasına benzetilir. Bu hâlin uzun sürmesi, rahatlığın geçici olmadığına bağlanır.
Yüzerken yorulup takatinin kesilmesi
Kulaç atarken gücünün tükendiğini hissetmek, işin uzayıp kişiyi yormasına yorulur. Tabirciler burada bir tehlike hükmü vermez, yalnız bir mola yahut yardım ihtiyacına işaret sayar. Birinin uzatacağı ele tutunmak, destekten fayda görmeye bağlanır.
Sonuç
Yüzerek karşı kıyıya varmak
Suyu geçip karşı yakaya ulaşmak, işin selametle tamamlanmasına ve maksada erişmeye delalet eder. Klasik metinlerde karşı yaka, hedeflenen hâlin kendisine benzetilir. Kıyıya kuru ve dinç çıkmak ise neticenin kişiyi yıpratmadan geldiğine nişanedir.