Rüyada Rüzgar Görmek

rüzgâr · rüzgar · ruzgar · rüzgârlar · yel · esinti · meltem · fırtına

Rüzgâr, klasik tabirde gözle görülmeyip eseriyle bilinen bir güce, gelen habere ve hâllerin değişmesine yorulur; yönü ve şiddeti tabirin esasını belirler. Hafif esinti gelenekte müjdeye ve rahmetin habercisine, azgın fırtına ise karışıklığa ve ölçünün kaçmasına delalet ettirilir. Rüzgârın nereden estiği, haberin hangi taraftan geleceğine kıyas edilir. Toz kaldırması, işlerin bulanmasına ve görüşün kapanmasına nişanedir.

Psikolojik not

Rüzgâr, tutulamayan ve yönlendirilemeyen bir etkinin imgesi olarak okunur; kişinin kendi elinde olmayan gelişmelerle ilişkisi bu sembolde belirir. Savrulma ve dayanma temaları sıkça öne çıkar.

Ayrıntısına göre

Boyut

  • kasırga, hortum yahut her şeyi deviren fırtına

    Azgın fırtına, gelenekte umumi bir karışıklığa ve büyük bir değişime yorulur. Yıkılanın yerine yenisinin kurulması, sarsıntıdan sonra gelen düzene delalet ettirilir. Bir kısım kaynak bunu ceza ve şiddet bahsine, bir kısmı ise durgunluğu bozan bir hareketlenmeye bağlar.

  • rüzgârın büsbütün kesilmesi, havanın durgunlaşması

    Yelin dinmesi, işlerin durgunlaşmasına ve haberin kesilmesine yorulur. Havanın ağırlaşması, bekleyişin uzayacağına işaret eder. Kimi yorumcular durgunluğu huzura, kimileri ise kımıldamayan bir tıkanıklığa yorar.

Mekân

  • rüzgârı denizde yahut açık suda görmek

    Su üstünde esen yel, yolculuğa ve gidişatın hızına yorulur. Uygun yönden esmesi, seferin selametle tamamlanacağına delalet eder. Dalgaları kabartması ise yol üzerinde zorluk bulunduğuna işaret eder.

  • rüzgârın ev içinde, kapalı bir yerde esmesi

    Kapalı mekânda yel esmesi, hanede beklenmedik bir hareketlenmeye ve dışarıdan gelen bir tesire yorulur. Kapı ve pencerelerin çarpması, gelen haberin ani olacağına işaret eder. Bu görüntü tabirde dikkat isteyen bir karine sayılır.

Eylem

  • hafif, serin bir esintinin yüze vurması

    Yumuşak esinti, ferahlığa, gelen hayırlı habere ve sıkıntının hafiflemesine yorulur. Serinliğin hoş gelmesi, o haberin gönle uygun düşeceğine delalet eder. Gelenek bu esintiyi rahmet ve müjde bahsine bağlar.

    — Nablusi
  • şiddetli rüzgârın kişiyi savurması, ayakta duramamak

    Sert rüzgârda tutunamamak, kişinin kendi elinde olmayan bir gidişata kapılmasına yorulur. Bir yere tutunup dayanmak, sabırla o hâlin atlatılacağına işaret eder. Gelenek bunu ürkütücü bir hüküm olarak değil, sağlam durmayı öğütleyen bir nişane olarak nakleder.

  • rüzgârın bir şeyi alıp götürmesi, uçurması

    Rüzgârın bir nesneyi kapıp götürmesi, elden çıkan bir imkâna ve kalıcı sanılan şeyin geçiciliğine yorulur. Uçanın geri bulunması, kaybın telafi edileceğine delalet eder. Kimi yorumcular bunu zarara, kimileri ise yükün hafiflemesine yani ferahlığa yorar; gelenek burada birleşmez.

  • rüzgârın arkadan itmesi, yürümeyi kolaylaştırması

    Arkadan esen yel, işlerin kolaylaşmasına ve gayrete destek gelmesine yorulur. Yolun hızlanması, hedefe erken varılmasına işaret eder. Bu tabirde rüzgâr, engel değil taşıyıcı bir kuvvet olarak okunur.

  • rüzgâra karşı yürümek, güçlükle ilerlemek

    Karşıdan esen yele karşı yürümek, direnç gören bir gayrete ve zorlu bir yola yorulur. İlerlemenin sürmesi, azmin karşılığını bulacağına delalet eder. Durup beklemek ise vakti kollamaya ve tedbirli davranmaya işaret eder.

Duygu

  • rüzgârın sesinden huzur duymak

    Yelin uğultusundan hoşnut olmak, gelen değişikliğin kişiye uygun düştüğüne yorulur. Bu his, tabirin hayır yönünü kuvvetlendiren bir karinedir. Sese alışıp korkmamak, hâle intibak edildiğine delalet eder.

  • rüzgârdan ürkmek, sığınacak yer aramak

    Yelin şiddetinden ürküp barınak aramak, hazır olunmayan bir değişikliğe karşı temkine yorulur. Sığınılacak yerin bulunması, korunmanın mümkün olduğuna işaret eder. Gelenek bu duyguyu, tedbir çağrısı olarak nakleder.

Sonuç

  • rüzgârın yağmur getirmesi, bulutları sürüklemesi

    Yağmur öncesi esen yel, gelenekte müjdenin habercisine ve bereketin yaklaşmasına yorulur. Bulutların toplanması, beklenen şeyin yolda olduğuna delalet eder. Bu tabir geleneğin en açık hayır okumalarındandır.

  • rüzgârın toz, kum yahut duman kaldırması

    Havayı bulandıran yel, görüşün kapanmasına ve meselelerin karışmasına yorulur. Tozun yatışması, karışıklığın zamanla açılacağına işaret eder. Gözün açılamaması, karar vermek için vaktin henüz uygun olmadığına delalet ettirilir.

  • rüzgârın ağaçları eğmesi fakat kırmaması

    Eğilip doğrulan ağaçlar, sarsıntıya rağmen ayakta kalmaya ve dayanıklılığa yorulur. Kökün sağlam olması, temelin zarar görmediğine delalet eder. Gelenek bu görüntüyü, geçici sıkıntının kalıcı hasar bırakmayacağı yönünde ölçülü okur.

Diğer

  • rüzgârın sıcak yahut yakıcı esmesi

    Kavurucu yel, zahmetli bir devreye ve gönlü daraltan bir habere yorulur. Sıcaklığın geçici olması, sıkıntının da sürekli olmayacağına delalet eder. Serinliğe kavuşmak, ferahlığın döneceğine nişane sayılır.

İlgili semboller