Rüyada Okul Görmek
okul · okullar · mektep · mektepler · medrese · dershane · sınıf · okulu
Okul, klasik metinlerde doğrudan geçmese de ilim meclisi ve talim yeri bahsine kıyasla, öğrenilen bilgiye, edep kazanmaya ve terbiye gören bir hâle yorulur. Toplu halde ders görülen yer, gelenekte kişinin kendini yetiştirdiği bir devreye ve disiplin altına girmeye nişane sayılır. Okulun düzenli olması öğrenmenin verimli geçtiğine, karışıklığı ise zihnin dağınıklığına delalet ettirilir. Bu sembolde asıl vurgu binadan çok, orada geçen talim ve terbiye üzerinedir.
Okul imgesi, ölçülme, yetişme ve bir topluluk içinde yer bulma temalarıyla ilişkilendirilir. Geçmiş öğrencilik yıllarına dönen sahneler, kişinin kendini hâlâ değerlendirilen bir konumda hissetmesiyle bağlantılı okunur.
Ayrıntısına göre
Boyut
çok büyük, kalabalık ve labirent gibi bir okul
Genişliği içinde kaybolunan mektep, kişinin kendinden büyük bulduğu bir yapıya ve içinde yol arayışına yorulur. Kalabalığın çokluğu, dikkatin dağılmasına ve sesin duyulmasının zorlaşmasına işaret eder. Gelenek bu hâli, sıralı ilerlemeyle aşılan bir zorluk olarak okur.
küçük, tek odalı yahut sade bir mektep
Küçük ve sade mektep, dar fakat derli toplu bir talime ve az kişiyle sürdürülen bir öğrenmeye yorulur. Sadelik, dikkatin dağılmadan bir noktada toplanmasına delalet eder. Bu tabirde çokluk değil, verimin sıklığı esas alınır.
Mekân
eski, çocukluk okulunu görmek
Geçmişte okunan mektebi görmek, geride kalmış bir devreye ve o dönemden taşınan bir alışkanlığa yorulur. Bina tanıdık ve sıcak görünüyorsa, geçmişle barışık bir hâle işaret eder. Bir kol bunu tamamlanmamış bir işin hatırlanmasına, başka bir kol köklerden alınan güce yorar; gelenek bu ikisi arasında birleşmez.
bilinmeyen, hiç görülmemiş bir okulda bulunmak
Yabancı bir mektepte bulunmak, yeni bir talim devresine ve alışılmadık bir çevreye intibak etmeye yorulur. Yerin düzenli olması yeni hâlin kişiye uygun geleceğine delalet eder. Yabancılık hissi, henüz tamamlanmamış bir uyum sürecine nişanedir.
okul bahçesinde bulunmak, teneffüste olmak
Bahçede geçen vakit, talimin arasında verilen molaya ve dinlenmeye yorulur. Bahçenin kalabalık ve neşeli olması, gönül ferahlığına işaret eder. Boş ve sessiz bahçe ise bir devrenin sona ermek üzere olduğuna delalet ettirilir.
Eylem
okulda ders dinlemek, öğretmeni takip etmek
Ders dinlemek, öğrenmeye açık bir hâle ve bir yol göstericiden faydalanmaya yorulur. Anlatılanın anlaşılması, bilginin kişide karar kılacağına işaret eder. Dikkatin dağılması ise kalbin başka meşgale ile meşgul olduğuna delalet ettirilir.
okulda ders anlatmak, muallim yerinde bulunmak
Öğreten mevkiinde bulunmak, bilginin başkasına aktarılmasına ve sorumluluk üstlenmeye yorulur. Anlatılanın dinlenmesi, sözün itibar görmesine delalet eder. Gelenekte öğretmek, öğrenmekten daha ağır bir emanet olarak nakledilir.
okula geç kalmak yahut kapısını kapalı bulmak
Vaktinde yetişememek, kaçırılan bir fırsata ve geciken bir hazırlığa yorulur. Kapıyı kapalı bulmak, bir imkânın vaktinin geçtiğine işaret eder. Ancak tabir kesin bir mahrumiyet değil, yeniden düzenlenmesi gereken bir sıralamayı bildirir.
okul koridorlarında sınıfını arayıp bulamamak
Yerini bulamamak, kişinin nerede durduğunu tayin edemediği bir hâle ve yön arayışına yorulur. Koridorların uzayıp gitmesi, arayışın sürdüğüne delalet eder. Gelenek burada telaş yerine, sıralı ve sabırlı bir yol tutmayı öne çıkarır.
okulda arkadaşlarla oturmak, birlikte çalışmak
Toplu halde ders çalışmak, yardımlaşmaya ve ortak bir gayretle yürütülen işe yorulur. Meclisin uyumlu olması, birlikte yapılan işin bereketine işaret eder. Aradaki geçimsizlik ise ortaklığın zorlanacağına delalet ettirilir.
Duygu
okulda kaygı, sıkışma yahut hazırlıksızlık hissi
Hazırlıksız yakalanma hissi, üstlenilen bir sorumluluğun ağırlığına ve ölçülme kaygısına yorulur. Gelenek bu duyguyu, kişinin kendine biçtiği yükün gerçek yükten büyük olabileceği yönünde ölçülü okur. Korkutucu bir hüküm çıkarılmaz; hazırlık ve tertip önerilir.
okulda huzur, aidiyet ve rahatlık duymak
Mektepte kendini yerinde hissetmek, bulunduğu hâlin kişiye uygun düştüğüne ve öğrenmenin gönül hoşluğuyla geçtiğine yorulur. Bu his, tabirin hayır yönünü kuvvetlendiren bir karine sayılır. Aidiyet duygusu, bir topluluk içinde yer edinmeye de işaret eder.
Sonuç
okuldan mezun olmak yahut belgesini almak
Bir devrenin tamamlanması, emeğin karşılığını bulmasına ve yeni bir hâle geçilmesine yorulur. Elde edilen belge, kazanılan ehliyete ve tanınmaya nişanedir. Gelenek bu tamamlanmayı, sonu değil yeni bir başlangıcın kapısı olarak nakleder.
okuldan ayrılmak, yarıda bırakmak
Talimi yarıda bırakmak, tamamlanmamış bir işe ve bırakılan bir gayrete yorulur. Bir kısım yorum bunu kaybedilen imkâna bağlar; başka bir okuma ise kişiye uymayan bir yoldan vaktinde dönmeye yani isabetli bir tercihe yorar. İki nakil de yan yana aktarılır.