Rüyada Silah Görmek
silah · silahı · silahlar · silah görmek · silah taşımak · silâh · silahlanmak · silahlı
Silah klasik tabir geleneğinde kuvvet, korunma ve hazırlıklı olma bahsinde okunur; kişinin elinde bulundurduğu imkânın, delilin ve sözünün karşılığı sayılır. Yorumcuların birçoğu silahı doğrudan mecazî alır: onlara göre insanın en keskin silahı dili, en sağlam kalkanı ise sabrıdır. İkinci yaygın bir okuma silahı destek ve arka bahsine bağlar; bu kolda silah, kişinin yanında duran yakınına ve bazı kaynaklarda erkek evlada yorulur. Silahın kuşanılmış fakat kullanılmamış olması gelenekte çoğunlukla en makbul hâl sayılır; asıl vurgu kullanmakta değil, hazır bulunmaktadır.
Modern okumada silah imgesi, kişinin kendini savunma ihtiyacı ve sınırlarını koruma isteğiyle ilişkilendirilir. Silahı bırakmak ya da bulamamak, çoğu zaman bir ilişkide savunmasız hissetmenin zihinsel karşılığı olarak ele alınır.
Ayrıntısına göre
Mekân
Silahın duvarda asılı yahut sandıkta durması
El sürülmeden duran silah, ihtiyaç anında başvurulacak bir imkâna ve saklı tutulan bir güce yorulur. Gelenekte bu, kuvveti gösterişe dönüştürmemek bahsinde de okunur.
Evde, ailenin yanında silah bulundurmak
Hanede bulunan silah, ev halkının korunmasına ve aile içindeki dayanışmaya yorulur. Bir kısım kaynak burada silahı doğrudan erkek evlat ve ailenin arkası olarak tabir eder.
Eylem
Silah kuşanmak, üzerinde taşımak
Silahın kuşanılması hazırlıklı olmaya, tedbir almaya ve bir işe hazır girmeye yorulur. Gelenekte bunun kullanılmadan taşınması esastır; hazır bulunmak, korunmanın kendisi sayılır.
Silahı birine hediye etmek yahut vermek
Silahın devri, birine destek olmaya, onu güçlendirmeye ve arkasında durmaya yorulur. Kaynaklar bunu dostluğun sağlamlaşması ve söz verilmesi bahsinde okur.
Silahı bırakmak yahut elden çıkarmak
Burada gelenek ikiye ayrılır. Bir kol bunu korumasız kalmaya ve gücün elden gitmesine yorar; başka bir kol ise çekişmeden vazgeçmeye, sulhu seçmeye ve gönül rahatlığına bağlayarak hayra sayar. Kaynaklar bu ayrımı gidermez.
Duygu
Silah taşırken kendini güvende hissetmek
Duyulan emniyet, tedbirin yeterliliğine ve kişinin durumuna hâkim olduğuna yorulur. Kaynaklar bu hâlin, güç gösterisine ihtiyaç duymadan gelen bir iç sükûnet olduğunu belirtir.
Silahtan ürkmek, ona dokunmak istememek
Uzak durma isteği, çekişmeden kaçınmaya ve yumuşak yolu tercih etmeye yorulur. Bazı yorumcular bunu, kişinin kendi öfkesinden çekinmesi biçiminde de okur.
Sonuç
Silahın kırılması yahut işlemez hâle gelmesi
İşe yaramaz hâle gelen silah, dayanılan bir desteğin zayıflamasına ve elde sanılan imkânın çıkmamasına yorulur. Bazı yorumcular bunu ayrıca sözün tesirini yitirmesine bağlar.
Silahı kaybetmek yahut bulamamak
Aranıp bulunamaması, hazırlıksız yakalanmaya ve destek beklenen yerden karşılık gelmemesine işaret sayılır. Gelenek burada telaşa değil, yeniden hazırlanmaya yönlendirir biçiminde nakleder.
Silahın parlak, bakımlı ve keskin olması
Bakımlı silah, sağlam bir delile, tutarlı bir söze ve hazırlığı tamam bir işe yorulur. Parlaklık kaynaklarda ayrıca itibarın ve adın temizliği nişanesi olarak da anılır.
Silahın paslı, körelmiş olması
Paslanmış silah, kullanılmayan bir kabiliyete ve ihmal edilmiş bir hazırlığa işaret eder. Yorumcular bunu, uzun süredir tazelenmeyen bir bilgiye yahut gevşemiş bir bağa da bağlar.
Diğer
Kalkan yahut zırhla birlikte silah görmek
Korunma araçlarının birlikte bulunması, hem savunmanın hem hazırlığın tamam olduğuna yorulur. Gelenekte kalkan sabra, zırh ise ihtiyata karşılık gelir ve terkip bütünüyle temkin bahsinde okunur.
Silahın söz yahut delil şeklinde tabir edilmesi
Bir kısım yorumcu silahı hiç maddi almaz ve doğrudan dile, hüccete ve ilme yorar. Bu okumada silahın keskinliği sözün tesirine, kını ise dilin tutulmasına karşılık gelir.