Rüyada Saat Görmek

saat · saatler · saati · kol saati · duvar saati · cep saati · çalar saat · kum saati

Saat, klasik metinlerde doğrudan geçmeyen modern bir nesnedir; vaktin ölçülmesi ve ömrün kıymeti bahsine kıyasla yorulur. Gelenekteki vakit anlayışı, zamanın boşa geçirilmemesi ve işlerin yerli yerinde yapılması üzerine kurulduğundan, saat de tertip, düzen ve sözünde durma nişanesi sayılır. İşleyen saat işlerin akışının düzgün gittiğine, durmuş saat ise bir meselenin askıda kaldığına yorulur. Vakti okumak, kişinin nerede durduğunu bilmesine delalet eder.

Psikolojik not

Saat imgesi, zamanı yetiştirme ve düzen kurma çabasıyla ilişkilendirilir; sürekli saate bakma sahneleri acele ve bekleyiş duygusuyla bağlantılı okunur. Aynı zamanda hayatın belirli bir tertip içinde ilerlediği hissini de taşır.

Ayrıntısına göre

Boyut

  • büyük duvar saati yahut meydan saati görmek

    İri ve herkesin görebileceği saat, umumi bir düzene ve topluca uyulan bir tertibe yorulur. Sesinin uzaktan duyulması, o düzenin geniş bir çevreyi kapsadığına işaret eder. Gelenek bu görüntüyü, kişinin kendinden büyük bir tertibe dahil olması olarak okur.

  • küçük kol saati yahut cep saati

    Kişiye ait küçük saat, şahsi düzene ve kendi işlerini gözetmeye yorulur. Yanında taşınması, sorumluluğun kişinin kendi üstünde olduğuna delalet eder. Bu tabirde vurgu umumi tertip değil, ferdi disiplin üzerinedir.

Mekân

  • saati evde, duvarda asılı görmek

    Hanede işleyen saat, aile düzeninin yerinde olduğuna ve hayatın belli bir tertiple sürdüğüne yorulur. Sesinin hoş gelmesi, o düzenden rahatsızlık duyulmadığına işaret eder. Duvardan düşmesi ise alışılmış tertibin bozulmasına nişane sayılır.

Eylem

  • saate bakıp vakti okumak

    Saate bakmak, kişinin işlerini gözden geçirmesine ve nerede durduğunu tayin etmesine yorulur. Rakamların açık seçik görünmesi, meselenin de netleştiğine delalet eder. Vaktin okunamaması ise kararın henüz belirginleşmediğine işaret eder.

  • saati kurmak, ayarını düzeltmek

    Saatin ayarlanması, düzenin yeniden kurulmasına ve işlerin tertibe sokulmasına yorulur. Doğru vakte getirilmesi, sıralamanın yerli yerine oturduğuna delalet eder. Gelenek bu sahneyi, gecikmiş bir düzenlemenin tamamlanması olarak okur.

  • saat hediye etmek yahut hediye almak

    Saat vermek, bir sözleşmeye, verilen bir söze ve vakit üzerine kurulmuş bir bağa yorulur. Alınan saatin işler durumda olması, o bağın sağlam olduğuna işaret eder. Kimi yorum bunu emanet edilen bir sorumluluğa, kimi yorum ise hatırlanmaya ve gönül bağına yorar.

  • saati kolundan çıkarmak yahut bırakmak

    Saati bırakmak, vakit baskısından uzaklaşmaya ve bir düzenden çıkmaya yorulur. Bir kol bunu ferahlığa ve yükün hafiflemesine bağlar; başka bir kol tertibin gevşemesine ve dağınıklığa yorar. Gelenek bu sembolde tek bir okumada birleşmez.

  • saatin alarmının çalması, uyarı vermesi

    Çalar saatin ötmesi, hatırlatılan bir vazifeye ve ertelenmiş bir işe yorulur. Sesin duyulup harekete geçilmesi, uyarının karşılık bulduğuna delalet eder. Sesin duyulmaması ise dikkatin başka yerde olduğuna işaret eder.

Duygu

  • saate bakıp telaşa kapılmak, yetişememe hissi

    Vaktin daralması hissi, üstlenilen işlerin çokluğuna ve sıralama ihtiyacına yorulur. Gelenek bunu, kişinin kendine biçtiği yükün gerçek yükten büyük olabileceği yönünde ölçülü okur. Korkutucu bir hüküm çıkarılmaz; tertip ve öncelik gözetmek öne alınır.

  • saatin tıkırtısından huzur duymak

    Düzenli tıkırtıdan hoşnut olmak, hayatın akışından razı olmaya ve düzenin kişiye uygun geldiğine yorulur. Sesin ritmi, süreklilik ve emniyet hissine delalet eder. Bu his, tabirin ferahlık yönünü kuvvetlendiren bir karinedir.

Sonuç

  • saatin durması, akreple yelkovanın kımıldamaması

    Durmuş saat, askıda kalan bir işe ve ilerlemeyen bir sürece yorulur. Yeniden çalıştırılması, meselenin tekrar hareketleneceğine delalet eder. Gelenek bunu ürkütücü bir hüküm olarak değil, elden geçirilmesi gereken bir düzen olarak okur.

  • saatin ileri yahut geri gitmesi, yanlış vakit göstermesi

    Yanlış işleyen saat, hesabın şaşmasına ve sıralamanın bozulmasına yorulur. İleri gitmesi acele etmeye, geri kalması ise ihmale ve gecikmeye işaret eder. Ayarının fark edilip düzeltilmesi, hatanın telafi edilebileceğine delalet ettirilir.

  • saatin kırılması, camının çatlaması

    Kırık saat, kurulu bir düzenin sarsılmasına ve tertibin bozulmasına yorulur. Tamir edilebilir görünmesi, düzenin yeniden kurulacağına işaret eder. Bir kısım okuma bunu zarara, bir kısmı ise sıkı bir tertipten kurtulmaya delalet ettirir.

  • saatin kaybolması yahut bulunamaması

    Saatin yitmesi, vaktin gözden kaçmasına ve işlerin takibinin zorlaşmasına yorulur. Aranıp bulunması, düzenin yeniden ele alınacağına delalet eder. Bu tabirde kayıp, telafisi olan bir dağınıklık olarak nakledilir.

Diğer

  • kum saati yahut geleneksel bir zaman ölçeği görmek

    Kum saati, akıp giden vaktin gözle görülür hâline ve ömrün kıymetinin bilinmesine yorulur. Kumun düzenli akması, işlerin kendi ölçüsünce ilerlediğine delalet eder. Ters çevrilip yeniden başlaması, yeni bir devrenin açılmasına nişane sayılır.

İlgili semboller