Rüyada Şeytan Görmek
şeytan · seytan · iblis · şeytanı görmek · şeytanlar · cin şeytan · şeytan rüyası · seytanlar
Klasik tabir geleneğinde şeytan, vesvese, gaflet ve nefsin aldatıcı çağrısının sureti olarak yorulur. Yorumcular onu çoğunlukla kişinin dışındaki bir varlıktan çok, içindeki oyalayıcı meyle ve doğru bildiğinden uzaklaştıran fısıltıya delalet sayar. Rüyada şeytana karşı takınılan tavır -direnmek yahut boyun eğmek- tabirin yönünü belirleyen esas unsurdur.
Modern okumada bu figür çoğu kez kişinin kendinde kabul etmekte zorlandığı dürtülerin, ertelenmiş bir vicdan muhasebesinin ya da bir baştan çıkma hissinin dile gelmesi olarak değerlendirilir. Rüyanın bıraktığı tedirginlik, uyanıkken süren bir iç çekişmenin yankısı sayılabilir.
Ayrıntısına göre
Mekân
şeytanı evinin içinde görmek
Şeytanı evde görmek, ev halkı arasında geçimsizlik ve söz taşımaya yorulur. Yorumcular burada meselenin dışarıdan çok yakın çevrede aranması gerektiğini nakleder.
şeytanı mescit veya ibadet yerinde görmek
İbadet yerinde görülen şeytan, huzuru dağıtan dikkat kaymasına ve amelin ihlasına karışan bir gösteriş meylinde yorulur. Gelenek bunu kişinin niyetini gözden geçirmesine dair bir işaret sayar.
Eylem
şeytanla mücadele edip galip gelmek
Şeytana üstün gelmek, gelenekte nefse karşı verilen mücadelede sebat etmeye ve iradenin güçlenmesine yorulur. Yorumcular bunu kişinin kendi zaafını tanıyıp ona karşı durmasına delalet ettirir.
şeytanın vesvese verdiğini görmek
Kulağa fısıldayan bir şeytan görmek, kararsızlık ve şüpheye düşürülme bahsine yorulur. Bazı yorumcular bunu çevredeki yanıltıcı bir öğüde, kimi kaynaklar ise kişinin kendi tereddüdüne işaret sayar.
şeytandan kaçmak
Kaçmak ve uzaklaşmak, sakınma ve şüpheli olandan geri durma ile yorulur. Kaynaklar bunu genellikle selamete ve gönül huzuruna delalet ettirir.
şeytanın bağlı veya zincirli olduğunu görmek
Bağlanmış bir şeytan, fitnenin dinmesine ve nefsin dizginlenmesine yorulur. Yorumcular bu hâli iç huzurun yerleşmesine işaret sayar.
şeytanla konuşmak veya sohbet etmek
Şeytanla söz alışverişinde bulunmak, boş ve oyalayıcı işlere dalmaya yorulur. Nablusi'ye nispet edilen okumada bu, kişinin faydasız bir meşguliyete kapılmasına delalet eder.
— Nablusişeytanı kovmak veya üzerine dua okumak
Dua ile uzaklaştırmak, sığınma ve manevî korunma bahsine yorulur. Kaynaklar bunu kişinin kendini toparlamasına ve bir zorluktan sıyrılmasına delalet ettirir.
şeytanın bir şey ikram etmesi veya vaatte bulunması
Şeytanın verdiği ya da vaat ettiği şey, gelenekte tutulmayan söz ve boş bir umut olarak yorulur. Kaynaklar kolay görünen kazancın altında bir aldanma bulunabileceğini nakleder.
Duygu
şeytandan korkmak
Duyulan korku, gelenekte sakınma duygusunun canlılığına ve vicdanın uyanık oluşuna yorulur. Bazı yorumcular korkunun kendisini hayra alâmet sayar.
şeytanı görüp hiç etkilenmemek
Şeytanı görüp de kalbi ürpermemek, iki türlü yorulmuştur: bazı yorumcular bunu kalbin metanetine ve tevekküle, kimi kaynaklar ise duyarlılığın körelmesine işaret sayar. Gelenek bu ayrışmayı olduğu gibi taşır.
Sonuç
şeytana yenilmek
Mücadelede geri kalmak, gaflete meyil ve bir zaafın karşısında gevşemeye yorulur. Gelenek bunu bir hüküm değil, dikkat çağrısı olarak nakleder.
şeytanın kendisinden uzaklaştığını görmek
Şeytanın çekilip gitmesi, bir gaflet hâlinin son bulmasına ve gönlün rahatlamasına yorulur. Yorumcular bunu tövbe ve dönüş bahsine delalet ettirir.
Diğer
şeytanın insan suretinde görünmesi
İnsan kılığında bir şeytan, dost görünen aldatıcı bir öğüde ve yüze gülen bir yanıltmaya yorulur. İbn-i Sirin'e nispet edilen okumada asıl uyarı, sözün süslülüğüne kanmamaya dairdir.
— İbn-i Sirin