Rüyada Hapishane Görmek

hapishane · hapis · cezaevi · zindan · mahpus · tutukevi · hapse girmek · hapsedilmek

Klasik tabir geleneğinde hapishane, kişinin hareket alanının daralması ve bir hâlin içine kapanması bahsinde okunur; gelenek burada belirgin biçimde ikiye ayrılır. Bir kol hapishaneyi darlık, sıkıntı, iş görememe ve söz geçirememe olarak yorarken, başka bir kol onu nefsin zapt edilmesi, kişinin kendini dizginlemesi ve dışarıdaki bir zarardan korunması sayar. İkinci okumada duvarlar hapseden değil koruyan unsur kabul edilir. Yorumcular bu iki okumayı birleştirmez; rüyanın rengine ve kişinin oradaki hâline göre ayrı ayrı nakleder.

Psikolojik not

Modern okumada hapishane, kendi kurduğu sınırların ve alışkanlıkların içinde sıkışma hissiyle ilişkilendirilir. Kimi yorumcular ise kapalı mekânı, dış taleplerin ulaşamadığı bir korunak arayışı olarak da değerlendirir.

Ayrıntısına göre

Mekân

  • Dar, karanlık bir hücrede bulunmak

    Darlık ve karanlık, tabirde görüşün kısıtlanması ve seçeneklerin azalması olarak yorulur. Kişinin kendi hâlini göremediği, kararı geciktirdiği bir devreye kıyaslanır. Bu okumada asıl vurgu cezaya değil, ışığın azlığına verilir.

  • Geniş, aydınlık ya da avlusu olan bir hapishane

    Geniş ve aydınlık bir mahpes, gelenekte darlık okumasını hafifletir. Yorumcular burayı, kurallı ama boğucu olmayan bir düzene, bir işe ya da bir yükümlülüğe bağlanmış olmaya benzetir. Avlunun bulunması, kısıtın içinde nefes alacak bir alanın kaldığına yorulur.

Eylem

  • Kendini hapishaneye kapatılmış görmek

    Gelenek burada birleşmez. Bir kol bunu üzerine gelen bir sıkıntı, işin bağlanması ve elin kolun tutulması diye okur; başka bir kol ise kişinin nefsini gemlemesi, zararlı bir yönelişten alıkonması olarak yorar. İkinci kolda kapatılmak lehte bir alâmet sayılır ve korunma bahsine çekilir.

  • Hapishaneden çıkmak, salıverilmek

    Çıkış, tabirde ferahlama, bağlanmış bir işin çözülmesi ve üzerindeki baskının kalkması olarak yorulur. Kapının kendiliğinden açılması, meselenin kişinin gayretinden bağımsız hâlledilmesine kıyaslanır. Nablusi'ye nispet edilen nakillerde salıverilme, sıkıntının sona ermesine dair açık bir alâmettir.

    — Nablusi
  • Hapishaneden kaçmak, firar etmek

    Kaçış, usulünce çözülmemiş bir meseleden sıyrılma girişimi olarak okunur. Tabirciler burada kurtuluşun tamamlanmadığına, arkada halledilmemiş bir iş kaldığına dikkat çeker. Bazı kaynaklar ise kaçmayı, dayatılan bir düzeni reddetme ve kendi yolunu seçme olarak yorar.

  • Bir başkasını hapiste ziyaret etmek

    Ziyaret, sıkıntıda olan bir yakınla ilgilenme, gönül alma ve destek olma bahsinde yorulur. Ziyaretçinin dışarıdan gelmesi, kişinin kendi hâlinin serbest olduğuna işaret sayılır. Bazı yorumcular bunu ayrıca uzun süredir görüşülmeyen biriyle bağın yeniden kurulmasına çeker.

Duygu

  • Hapiste sıkıntı, boğulma hissi duymak

    Duyulan sıkıntı, kişinin içinde bulunduğu bir düzenden hoşnutsuzluğu ve genişlik arayışı olarak yorulur. Tabirciler bu hissi hükmün ağırlığından değil, kişinin hâle uyum sağlayamamasından sayar. Rüyada duyulan duygu, tabirin rengini belirleyen ana unsur kabul edilir.

  • Hapiste sükûnet ve emniyet hissetmek

    Kapalı yerde huzur duymak, ilk bakışta aykırı görünse de gelenekte kayıtlıdır ve korunma okumasını güçlendirir. Yorumcular bunu, dışarıdaki bir kargaşadan uzak kalma ve yükün geçici olarak omuzdan inmesi olarak nakleder. Kişinin oradan çıkmayı istememesi, bu okumayı pekiştiren bir işaret sayılır.

Sonuç

  • Hapiste uzun süre kalmak

    Sürenin uzunluğu, bir hâlin kolayca değişmeyeceğine ve sabır gerektirdiğine yorulur. Seyyid Süleyman'a nispet edilen nakillerde uzun mahpusluk, kimi zaman ömrün uzamasına ve dayanma kuvvetine kıyaslanır. Bu okumada süre, cezanın ağırlığı değil, sabrın ölçüsü sayılır.

    — Seyyid Süleyman

Diğer

  • Zincir, pranga ya da kelepçe görmek

    Bağ ve zincir, tabirde verilen bir sözle ya da üstlenilen bir yükümlülükle bağlanmış olma bahsinde okunur. Bir kol bunu ağır bir külfet sayarken, başka bir kol ahde vefa ve sözünde durma olarak olumlar. Zincirin ayakta olması yolculuğun engellenmesine, elde olması işin görülememesine kıyaslanır.

  • Hapishanenin kapısını açık görmek

    Açık kapı, kısıtın gerçekte tamam olmadığına ve çıkışın kişinin elinde bulunduğuna yorulur. Tabirciler bunu, kendini bağlı sanan ama aslında serbest olan bir hâle benzetir. Kapının açık olup da çıkılmaması, alışkanlığın kısıttan daha kuvvetli olmasına çekilir.

  • Hapishaneyi uzaktan görmek, içine girmemek

    İçeri girmeden uzaktan görmek, bir meseleyle karşılaşmak ama ona bulaşmamak olarak yorulur. Tabirciler bunu, kişinin başkasının sıkıntısına şahit olmasına da benzetir. Uzaklığın korunması, işin kişinin üstüne kalmadığına işaret sayılır.

İlgili semboller