Rüyada Hastalık Görmek
hastalık · hastalik · hasta olmak · hastalanmak · rahatsızlık · hastalık görmek · maraz · illet
Klasik tabir geleneği hastalığı çoğunlukla bedene dair bir haber olarak okumaz; mecazî okumalar yerleşiktir. Yorumcuların büyük kısmı hastalığı dinde ya da alışkanlıklarda gevşeme, gönül darlığı, bir işin aksaması, sözün tutulmaması ve araya giren soğukluk bahsinde tabir eder. Bir başka kol ise hastalığı üzerindeki bir yükün dökülmesi, günahtan arınma ve hatta ömrün uzaması olarak yorar. Gelenek bu iki okumayı birleştirmez; ikisini de yan yana nakleder.
Modern okumada hastalık imgesi, kişinin kendine ayırmadığı ilgiyi talep etme ve durup soluklanma ihtiyacıyla ilişkilendirilir. Bu bir sağlık göstergesi değil, rüya dilinde yorulmuşluğun ifade bulma biçimi olarak değerlendirilir.
Ayrıntısına göre
Mekân
Evde, yatakta hasta yatmak
Ev içinde yatalak olmak, işten geri kalma, sorumlulukların askıya alınması ve dışarıyla bağın azalması bahsinde okunur. Tabirciler yatağı ayrıca dinlenme ve toparlanma yeri sayar. Yatağın rahat olması, sıkıntının katlanılabilir olduğuna çekilir.
Eylem
Kendini hasta görmek
Gelenek burada açıkça ayrışır. Bir kol bunu dinde ya da usulde gevşeme, işlerin sarkması ve gönül darlığı olarak yorar; başka bir kol ise hastalığı bir arınma ve yükün hafiflemesi sayar, hatta uzun ömre çeker. İki okuma da rüyayı bedene dair bir haber olarak değil, kişinin hâline dair bir kıyas olarak alır.
Bir yakınını hasta görmek
Yakınının hastalığı, tabircilerce o kişiyle olan bağda bir gevşeme ya da uzun süredir ihmal edilmiş bir ilgi olarak yorulur. Bazı kaynaklar bunu kişinin kendi endişesinin başkasına giydirilmesi sayar. Bu okuma o kişinin sağlığı hakkında bir haber olarak alınmaz.
Hasta ziyaret etmek
Ziyaret, gönül alma, kırgınlığı giderme ve sıkıntıda olana yönelme bahsinde okunur. Tabirciler bunu ayrıca uzun zamandır kurulmayan bir bağın yeniden kurulmasına çeker. Ziyaretçinin kendi hâlinin sağlam olması, kişinin verecek gücü bulunduğuna kıyaslanır.
Duygu
Hastalıkta kaygı ve tedirginlik duymak
Duyulan kaygı, geleneksel okumada bir işin akıbetine dair belirsizlik ve karar verememe hâline yorulur. Yorumcular korkunun kendisini kötü alâmet saymaz; bilakis kişinin meseleyi ciddiye almasına işaret sayar. Tabir, duygunun şiddetine göre değil, rüyada varılan sona göre kurulur.
Hasta olup da sabırlı ve sakin olmak
Sıkıntıya sükûnetle katlanmak, tabirde sabır, teslimiyet ve olgunlaşma bahsinde okunur. Seyyid Süleyman'a nispet edilen nakillerde bu hâl, üzerindeki bir külfetin dökülmesine kıyaslanır. Sükûnetin kendisi, tabirin yönünü olumlu tarafa çeviren unsur sayılır.
— Seyyid Süleyman
Sonuç
Hastalıktan iyileşmek, şifa bulmak
İyileşme, tabirde bir aksamanın giderilmesi, araya giren soğukluğun kalkması ve işin yeniden yürümesi olarak okunur. Bozulmuş bir bağın onarılması ve verilen sözün yerine getirilmesi de bu okumaya girer. Nablusi'ye nispet edilen kolda şifa, sıkıntının sona ermesine dair açık bir alâmettir.
— NablusiHastalığın ilaçla ya da bir çareyle geçmesi
Bir vasıtayla şifa bulmak, meselenin dışarıdan bir yardımla, bir öğütle ya da bir aracının eliyle çözülmesine yorulur. Çarenin acı olması, çözümün zahmetli fakat işe yarar oluşuna kıyaslanır. Yorumcular burada çareyi arama gayretini de tabire dahil eder.
Diğer
Uzun süren, kronik bir hastalık hâli
Sürenin uzunluğu, kısa vadede değişmeyen ve alışılmış bir sıkıntıya yorulur; kişinin bir hâli benimsemesi ve onunla yaşamayı öğrenmesine kıyaslanır. Bazı kaynaklar buna, göz ardı edilen bir meselenin yerleşikleşmesini de ekler. Bu okuma bir sağlık öngörüsü olarak değil, hâlin sürekliliğine dair bir benzetme olarak nakledilir.
Ani gelen, kısa süren bir rahatsızlık
Ani ve geçici hâller, tabirde gelip geçen bir engel, kısa bir aksama ve çabuk kapanan bir mesele olarak yorulur. Yorumcular sürenin kısalığını sıkıntının hafifliğine kıyaslar. Bu tür rüyalarda ağırlık, hastalığın kendisine değil çabuk geçmesine verilir.
Hastalık haberini duymak ama hastayı görmemek
Duyulan haber, henüz görünmeyen bir meselenin kulağa gelmesi ve uzaktan bir tedirginlik olarak yorulur. Tabirciler görmeden duymayı, işin kişiyle doğrudan ilgili olmadığına da çeker. Haberin kaynağı belirsizse, söz ve dedikodu bahsine bağlayan nakiller de vardır.