Rüyada Güneş Görmek

güneş · gunes · güneşi · gunesi · güneşin · gün · güneş doğması · gunes dogmasi

Güneş, klasik tabir geleneğinde göğün en büyük ışığı olarak sultana, hükümdara ve büyük idareciye delalet eder. Aile bahsinde okunduğunda çoğunlukla babaya, hanenin başındaki söz sahibine yorulur. Işığının ulaştığı yer onun nüfuz alanı sayıldığından, güneşin rüyadaki hâli çoğu kayıtta idarenin, adaletin ve iktidarın hâli olarak tabir edilir. Kimi yorumcular güneşi ayrıca zahir olan, gizlenemeyen hakikate ve herkesin gördüğü açık duruma bağlar.

Psikolojik not

Modern okumada güneş, kişinin hayatındaki merkezî otorite figürüyle ilişkisini ve görünürlük duygusunu taşır. Güneşin altında kalmak kimi zaman kabul görme, kimi zaman fazla teşhir edilme hissiyle birlikte anılır. Bu kayıt geleneğin yerine geçmez, yanında durur.

Ayrıntısına göre

Renk

  • güneşin kızıl ya da kan rengi göründüğünü görmek

    Kızıl güneş klasik kayıtlarda gerginlik ve idarede sertleşme diye okunur. Bir kol bunu adaletin şiddete kayması olarak tabir ederken, başka bir kol yalnızca havanın değişmesi ve geçici bir hâl sayar. Kaynaklar bunu ağır bir hüküm hâline getirmekten kaçınır.

  • güneşin karardığını, ışığının siyaha döndüğünü görmek

    Kararan güneş, gelenekte hakikatin örtülmesi ve haberin gizlenmesi bahsinde okunur. Hane bahsinde bunu evin büyüğünün gözden düşmesine yoranlar vardır. Kayıtlar bu tabiri korku aracı olarak değil, dikkatli olma çağrısı diye aktarır.

Boyut

  • güneşin gökyüzünü kaplayacak kadar büyük göründüğünü görmek

    Büyümüş güneş, nüfuzun ölçüyü aşması ve tek bir gücün her şeyi gölgede bırakması diye tabir edilir. Bir okumaya göre bu, kişinin üzerinde büyük bir himayenin bulunmasıdır; başka bir okumaya göre ise nefes aldırmayan bir baskıdır. Gelenek her iki manayı da açıkça kaydeder.

  • güneşin küçülüp uzaklaştığını görmek

    Uzaklaşan ve küçülen güneş, idarenin ilgisinin çekilmesine ve desteğin azalmasına yorulur. Bazı yorumcular bunu, kişinin başkasının gölgesinden çıkıp kendi işini kendi görmesine bağlar ve müspet okur. İki tabir arasındaki fark, rüyada duyulan yalnızlık ya da hafiflik hissiyle ilişkilendirilir.

Mekân

  • güneşin evin içine ya da odaya girdiğini görmek

    Güneşin haneye girmesi, gelenekte hanenin bereketlenmesi ve haneye itibarlı bir konuğun ya da hayırlı bir haberin gelmesi diye okunur. Işığın odayı doldurması, sıkıntının hane içinden dağılmasına yorulur. Bekâr olanın rüyasında bunu evlilik ve yeni bir düzen bahsine bağlayan kayıtlar da vardır.

  • iki güneşin aynı gökte bulunduğunu görmek

    İki güneş, tek göğe sığmayan iki büyük söz sahibi diye tabir edilir ve idarede çekişme bahsinde okunur. Hane bahsinde bunu, evde iki ayrı otoritenin bulunmasına yoranlar vardır. Kayıtların bir kısmı ise bunu ortaklık ve gücün paylaşılması olarak tarafsız aktarır.

Eylem

  • güneşin doğduğunu ve ortalığı aydınlattığını görmek

    Gelenekte açık bir ferahlık nişanesi sayılır ve karanlıkta kalmış bir işin aydınlanmasına yorulur. İdare bahsinde okunduğunda adaletin yerini bulmasına, hane bahsinde okunduğunda ise evin büyüğünün hâlinin düzelmesine bağlanır. Işığın ulaştığı alanın genişliği, hayrın kapsamı diye tabir edilir.

  • güneşin battığını görmek

    Batış, çoğu kayıtta bir devrin kapanması ve söz sahibinin nüfuzunun çekilmesi diye okunur. Fakat gelenek burada tek sesli değildir: bir kol batışı yorgunluğun sona ermesi, sıcağın dinmesi ve dinlenme vakti olarak ferahlığa yorar. İki okuma da klasik kayıtlarda yan yana aktarılır.

  • güneşin tutulduğunu görmek

    Güneş tutulması, idarenin başındaki kişinin işine bir perde inmesi ve otoritenin görünmez olması diye tabir edilir. Bazı yorumcular bunu hanenin büyüğünün geçici bir sıkıntı içine girmesine bağlar. Tutulmanın açılması, kayıtlarda perdenin kalkması ve durumun eski hâline dönmesi olarak okunur.

  • güneşin doğduğu hâlde ısıtmadığını görmek

    Işığı olup harareti olmayan güneş, gelenekte adı olup hükmü geçmeyen makama yorulur. Bir kısım kayıt bunu görünürde var olan fakat fiilen fayda vermeyen bir desteğe bağlar. Vurgu eksikliğin kimde olduğunda değil, ışıkla fayda arasındaki kopukluktadır.

  • güneşin kendisine doğru indiğini ya da yaklaştığını görmek

    Yaklaşan güneş, sultan tarafından yakınlığa kabul edilmek ve idarenin kişiye yönelmesi diye okunur. Ancak yorumcuların bir bölümü bu yakınlığı hayır, başka bir bölümü ise taşınması güç bir hararet ve yük diye tabir eder. Gelenek burada birleşmez; ayırt edici olarak rüyadaki hararetin yakıcı mı ferahlatıcı mı olduğu zikredilir.

  • güneşin ışığını avucuna aldığını ya da tuttuğunu görmek

    Işığın ele geçmesi, kişinin büyük bir kapıdan pay alması ve elinin genişlemesi diye yorulur. Bazı kayıtlar bunu ilim ve şöhret bahsine bağlar. Işığın avuçtan kayıp gitmesi ise elde tutulamayan bir imkân olarak ayrıca tabir edilir.

Duygu

  • güneşin altında ferahlık ve huzur duymak

    Hararetin incitmediği, aksine ısıttığı hâl gelenekte hayırlı sayılır ve himaye altında olmaya yorulur. Kişinin işinin görülmesi ve kapıların açık olması bahsinde okunur. Ferahlık hissinin kendisi, tabirde ayrıca bir işaret sayılır.

  • güneşin hararetinden kaçtığını, gölge aradığını görmek

    Gölge arayış, üzerindeki nüfuzun ağırlaşması ve kişinin bundan sığınacak yer araması diye tabir edilir. Bir kısım kayıt gölgeyi bulmayı hayra, bulamamayı sıkıntının sürmesine bağlar. Vurgu güneşin kötülüğünde değil, kişinin taşıma kudretindedir.

Sonuç

  • güneşin yerine geçtiğini ya da güneşe sahip olduğunu görmek

    Bu ağır sahne, gelenekte büyük bir makama ve söz sahipliğine yorulur. Bununla birlikte yorumcuların bir bölümü bunu haddi aşma ve taşınamayacak yükü üstlenme diye ihtiyatla tabir eder. Kayıtlar bu iki okumayı bir arada tutar ve tek bir hükme bağlamaz.

  • güneşle ayın birlikte göründüğünü görmek

    Güneş ve ayın bir arada bulunması, gelenekte anne ile babanın, yahut idare ile vezirin bir arada anılması diye okunur. İkisinin uyumlu görünmesi hanede birliğe, birbirini gölgelemesi ise aradaki gerginliğe yorulur. Bu variant güneşin ay kaydından ayrı olarak, ikisinin ilişkisine bakar.

İlgili semboller