Rüyada Göz Görmek
göz · gozler · gözler · gözü · gozu · gözüm · gözünü · iki göz
Göz, klasik tabir geleneğinde bakışın kendisinden çok basiretin, yani insanın hakkı görme kabiliyetinin nişanesi sayılır. Yorumcuların ekseriyeti gözü kişinin dini, imanı ve yolunu ayırt etme kudretiyle ilişkilendirir; bu yüzden gözün hâli çoğu kayıtta kalbin hâline bağlanarak okunur. Bir başka yaygın kol gözü evlada, bilhassa insanın kendisinden sonra arkasında bıraktığı göz nuruna yorar; kişinin iki gözü iki evladı gibi tabir edilir. Üçüncü bir okuma ise gözü gözetime, yani insanın malını, ailesini ve sırrını koruyan dikkatine bağlar.
Modern kayıtta göz rüyaları, kişinin kendi hayatına dışarıdan bakma ihtiyacıyla ya da görülme/gözlenme duygusuyla birlikte anılır. Rüyada gözün açılıp kapanması, farkındalığın açılıp kapanma ritmi olarak da okunabilir. Bu okuma geleneğin yerine değil, yanına konur.
Ayrıntısına göre
Renk
gözlerin siyah ve parlak olması
Klasik palette siyah göz genellikle güzel tabir edilir ve dinde sağlamlık, huyda vakar diye okunur. Parlaklık ise sıhhat ve ferahlığın nişanesi sayılır. Bir kısım yorumcu bunu ayrıca kişinin sözünün etrafında itibar görmesine bağlar.
gözlerin renginin değiştiğini görmek
Renk değişimi geleneğin ayrıştığı yerlerden biridir. Bir kol bunu kişinin görüşünün, yani kanaatinin değişmesine yorar ve tarafsız sayar; başka bir kol ise aslından ayrılma, huy değiştirme diye olumsuz tabir eder. Kayıtlar bu iki okumayı yan yana taşır ve rüya sahibinin hâlini gözetmeyi öğütler.
Boyut
gözlerin olağandan büyük görünmesi
Büyük göz çoğunlukla ihata, yani daha geniş bir alanı gözetme kudreti diye okunur ve idare bahsinde iyiye yorulur. Fakat bir kısım yorumcu, ölçüyü aşan büyüklüğü tamah ve doymayan bakış olarak tabir eder. İki okumayı ayıran unsur olarak rüyada gözün rahatsızlık verip vermediği zikredilir.
gözlerin küçüldüğünü ya da daraldığını görmek
Dar göz, gelenekte dar bakış ve sınırlı ilgi alanı diye tabir edilir; kişinin meseleye yalnız bir köşesinden bakmasına yorulur. Bazı kayıtlar bunu ayrıca temkin ve gereksizden sakınma manasında olumlu okur. Burada da tek bir hüküm yoktur.
Mekân
gözünü avucunda ya da elinde tuttuğunu görmek
Alışılmadık bu sahne, kişinin en kıymetli şeyini kendi eliyle riske attığına ya da tam tersine onu koruma altına aldığına yorulur. Yorumcuların bir bölümü bunu emanet bahsine bağlar: göz, sahibinden ayrıldığında değerini kaybeden bir emanettir. Ayrışma açıktır ve kaynaklar birini diğerine tercih etmez.
aynada kendi gözlerine baktığını görmek
Gelenek aynayı kişinin kendi hâline bakması diye okur; buna göz eklenince tabir, kişinin niyetini yoklaması yönüne döner. Bir kısım kayıt bunu nefis muhasebesine, bir kısmı ise kendini beğenme bahsine yorar. Rüyada bakışın hoşnutluk mu tedirginlik mi verdiği ayırt edici sayılır.
Eylem
gözünün eskisinden daha keskin gördüğünü görmek
Gelenek bunu basiretin artışına, kişinin daha önce ayırt edemediği bir hususu ayırt eder hâle gelmesine yorar. Yorumcuların bir bölümü bunu ilim ve doğru yol bahsine bağlar; başka bir kol ise gözün keskinleşmesini dünya işlerinde uyanıklık ve isabetli karar diye tabir eder. Her iki okumada da vurgu, görüşün kendisinden ziyade görüşün getirdiği ayırt etme kudretidir.
gözünün karardığını ya da bulanık gördüğünü görmek
Klasik kayıtlarda bu, kişinin bir hususta hakkı ile batılı ayırt etmekte zorlanmasına yorulur. Gelenek bunu bir bedensel eksiklik olarak değil, yolun geçici olarak sisle örtülmesi gibi mecazî okur. Bir kısım yorumcu bunu, kişinin etrafındaki bir meselede kendisine eksik haber verilmesine bağlar.
gözünü birinin eliyle kapattığını görmek
Bir görüş bunu, kişinin bir gerçeği kendisinden gizleyen bir yakınına delalet ettirir. Diğer bir kol ise tam tersini söyler ve bunu şefkatle koruma, kişiyi görmesi zararlı olan bir şeyden esirgeme diye tabir eder. Gelenek burada birleşmez; farkı belirleyen olarak eli kapatanın rüyadaki tavrı ve rüya sahibinin duyduğu his zikredilir.
gözünün açık olduğunu ama hiçbir şey seçemediğini görmek
Bakmakla görmenin ayrıldığı hâl olarak tabir edilir; kişi meseleye bakmakta fakat manasını kavramamaktadır. Gelenek bunu gaflet bahsine bağlar ve gözün kusuruna değil dikkatin dağınıklığına işaret sayar. Bir kısım kayıt bunu, kişiye söylenmiş fakat kulak asılmamış bir öğüde delalet ettirir.
başkasının gözünün kendisine dikildiğini görmek
Üzerine dikilen göz, gözetilme ve hesaba çekilme hissi diye okunur. Kayıtların bir kısmı bunu koruyup kollayan bir gözetime, bir kısmı ise kıskanç bir bakışa yorar. Gelenek bu ikisini birbirinden ayırmak için bakışın sıcaklığına işaret eder.
Duygu
gözlerinden ferahlıkla yaş geldiğini görmek
Ferahlıkla gelen gözyaşı klasik kayıtlarda hayırlı sayılır ve gönlün yükünün hafiflemesine yorulur. Sessiz ve rahatlatan ağlayış, tövbe ve arınma bahsine bağlanır. Bu, feryatla ve bağırışla ağlamaktan ayrı tutulur.
gözlerini korkuyla kaçırdığını, birine bakamadığını görmek
Bakışı kaçırmak, gelenekte utanma ya da hesabı verilmemiş bir iş bahsinde okunur. Yorumcular bunu suçlama olarak değil, kişinin kendi içinde hâlâ kapanmamış bir mesele olduğunun nişanesi diye aktarır. Bir kol ise bunu hayâ ve edep manasında güzel tabir eder.
Sonuç
bir gözünü yitirdiğini görmek
Yorumcuların çoğu bunu, kişinin dayandığı iki destekten birinin uzaklaşmasına yorar; evlat bahsinde okuyanlar için bu evlatlardan biri, mal bahsinde okuyanlar için gelirin bir kanadıdır. Bununla birlikte bir başka kol, tek gözün gitmesini kalan gözün kıymetinin bilinmesi ve dikkatin bir noktada toplanması diye ters yönde tabir eder. Bu ayrışma klasik kayıtlarda açıkça durur, tek bir hükme indirilmez.
iki gözünün birden görmediğini görmek
Ağır bir tabir sayılır ve çoğunlukla yol şaşırma, doğru rehberden uzak kalma bahsinde okunur. Yine de gelenek burada bir teselli kaydı taşır: karanlıkta kalan kişinin el yordamıyla yürümesi, dış görüşün yerine iç sezginin geçmesi diye de yorulmuştur. Bu okuma korku için değil, kişinin dayanağını nereye koyduğunu düşünmesi için aktarılır.
yitirdiği görüşünün geri geldiğini görmek
Görüşün iadesi, gelenekte kapanmış bir yolun yeniden açılmasına ve kişinin şaşırdığı hususta doğruya dönmesine yorulur. Bu, geleneğin en açık ferahlık kayıtlarından biri sayılır. Bazı yorumcular buna, uzun süren bir tereddüdün sona ermesini de ekler.
Diğer
ikiden fazla göze sahip olduğunu görmek
Fazladan göz, bir okumaya göre kişinin ilgisinin ve gözetiminin genişlemesine, sorumluluğunun artmasına yorulur. Başka bir kol ise ölçüsüz merakı ve başkasının hâline gereğinden çok bakmayı tabir eder. Kaynaklar bu sahneyi nadir sayar ve hükümde ihtiyatlı davranır.