Rüyada Boğaz Görmek
boğaz · bogaz · boğazı · boğazım · gırtlak · boyun boğazı · boğaz görmek · bogazi
Boğaz klasik tabir geleneğinde hem sözün hem lokmanın geçtiği yol olduğu için iki manaya birden delalet eder: söylenen söz ve giren rızk. Dar bir geçit olması sebebiyle ayrıca emanete ve kişinin üstlendiği sorumluluğa yorulur; kaynaklar boğazı, üzerinden geçen her şeyin hesabının sorulduğu bir kapı sayar. Bu yüzden boğazla ilgili tabirler çoğunlukla söze sahip çıkmak ve kazancın helalliği bahsinde okunur.
Modern okumada boğaz, söylenmek istenip söylenemeyen sözün toplandığı yer olarak değerlendirilir; kendini ifade edememe duygusu bu bölgede sıkışma hissiyle birlikte anılır. Rüyada boğaza dair görüntüler, çoğunlukla dile getirilmemiş bir meselenin uykuda beliren hâli olarak yorumlanır.
Ayrıntısına göre
Eylem
Boğazın düğümlenmesi, sesin çıkmaması
Sesin boğazda kalması, söylenmesi gereken bir sözün söylenememesine ve hakkın dile getirilememesine yorulur. Klasik yorum burada dilin değil, geçidin tıkanmasını esas alır; yani kişinin sözü vardır ama yolu kapalıdır. Sesin yeniden açılması, meselenin dile gelmesine delalet eder.
Bir şeyin boğaza takılması
Boğaza takılan lokma ya da nesne, gelenekte hazmedilemeyen bir kazanca ve yutulamayan bir söze yorulur. Kaynaklar bunu çoğunlukla helalliği şüpheli bir şeyin kişiye ağır gelmesi olarak okur. Takılanın çıkarılması, o meseleden kurtulmaya delalet eder.
Boğazın sıkılması ya da elle tutulması
Boğazın sıkılması, klasik yorumda kişinin sözünün bastırılmasına ve üzerinde bir baskı kurulmasına yorulur. Sıkanın tanınması, meselenin bilinen bir kimseden geldiğine işaret sayılır. El çekildiğinde nefesin açılması, baskının kalkmasına ve sözün serbest kalmasına delalet eder.
Sonuç
Boğazın geniş, açık ve rahat olması
Boğazın rahat olması, sözün akıcı çıkmasına ve rızkın engelsiz gelmesine yorulur. Kişinin meramını kolayca anlatabilmesi, işlerin de kolaylaşmasına delalet eder. Bazı yorumcular ölçüsüz genişliği hayra saymaz; ağzından çıkanı tartmamaya benzetir.
Diğer
Boğazda gerdanlık, kolye ya da bağ bulunması
Boğaza takılan süs, gelenekte üstlenilen bir emanete ve boyuna geçirilmiş bir sorumluluğa yorulur; değerli olması emanetin kıymetini, ağırlık yapması ise taşımanın zahmetini gösterir. Boyna dolanmış bir ip ya da bağ ise verilen bir sözün kişiyi bağlaması olarak okunur. Kaynaklar burada bedensel bir mana aramaz, akit ve zimmet bahsini esas alır.
Boğazı temizlemek, boğazdan bir şey çıkarmak
Boğazın temizlenmesi, söze hazırlanmaya ve bir meseleyi açıklamaya niyetlenmeye yorulur. İçinden bir şey çıkarılması ise uzun süredir tutulan bir sözün nihayet dile gelmesine delalet eder. Çıkanın temiz görülmesi meselenin hayırla kapanmasına, bulanık görülmesi ise sözün ardında kalan bir gücenikliğe yorulur.