Rüyada Uyumak
uyumak · uyuma · uyudugunu gormek · uyuduğunu görmek · uyku · uykuya dalmak · uyuyan · uykuda olmak
Rüyada uyuduğunu görmek klasik tabirde kendine mahsus bir bahistir ve yorumcular arasında açıkça ayrışır. Bir kısım kaynak uykuyu gaflet, dünyadan habersizlik ve olup bitenin farkına varamamak nişanesi sayar; kişinin hâlinden gafil olmasına yorar. Diğer bir kısım ise uykuyu emniyet, korkunun dinmesi ve gönül huzuru olarak okur; ancak güvende olan uyuyabilir derler. Uykunun yeri, vakti ve uyanma hâli bu iki okuma arasında hangisinin öne çıkacağını belirler.
Modern okumada rüyada uyumak, bir meseleye karşı bilinçli olarak mesafe koyma ya da onunla yüzleşmeyi erteleme hâline karşılık gelir. Kimi zaman da gerçek bir dinlenme ihtiyacının rüyaya taşınması olarak yorumlanır.
Ayrıntısına göre
Mekân
Alışılmadık yerde uyumak (yolda, açıkta, yabancı bir evde)
Kendi yatağı dışında uyumak, kişinin emniyetini kendi hâkim olmadığı bir yere bırakmasına yorulur. Tabirciler burada tehlikeden çok, korunmasızlık ve yersizlik hissine işaret eder. Açıkta uyurken üşümemek ise umulmadık bir yerden gelen himayeye delalet eder.
Eylem
Başkasının uyuduğunu görmek
Bir kimsenin uykuda görülmesi, o kimsenin bir meseleden habersiz olmasına ya da kendisine düşen işi askıya almasına yorulur. Gelenek bunu hüküm değil, hâl bildirimi sayar. Uyuyanı uyandırmak, ona bir haberin ulaştırılmasına ve gaflet hâlinin bozulmasına delalet eder.
Uyandırılmak, uykusu bölünmek
Uykunun dışarıdan bölünmesi, kişinin rahatına bırakmadığı bir meselenin kendini hatırlatmasına yorulur. Yorumcular bunu çoğunlukla lehte okur; gaflet uzamadan kesilmiştir derler. Uyandıran kimsenin tanıdık olması, ikazın yakın çevreden geldiğine işaret sayılır.
Duygu
Rahat, huzurlu bir uyku
Derin ve rahatsız edilmemiş uyku, korkunun dinmesine ve kişinin bulunduğu hâlden emin olmasına yorulur. Tabirciler bunu gafletten ayırır; burada uyku, tedbirsizlik değil güven nişanesidir. Uyanıldığında dinlenmiş olmak, yükün hafiflediğine delalet eder.
Uyanmak isteyip uyanamamak, ağır uyku
Uyanmaya güç yetirememek, gelenekte gaflet bahsinin en belirgin hâli sayılır; kişinin gördüğü hâlde harekete geçemediği bir meseleye yorulur. Yorumcular bunu ceza değil, uyarı babında okur. Sonunda uyanabilmek, o hâlden sıyrılmaya işaret sayılır.
Sonuç
Uyuyup vaktinde uyanamamak, bir işi kaçırmak
Uykunun bir işi geçirmesine sebep olması, ihmalin ve tehir etmenin nişanesi sayılır. Tabirciler bunu büyük bir zarar babında değil, elden kaçmış bir fırsat olarak okur. Uyanınca telaşa kapılmak yerine işe koyulmak, telafiye yorulur.