Rüyada Kedi Görmek
kedi · kediler · kediyi · pisi · pisik · kedi yavrusu · yavru kedi · miyav
Kedi, klasik tabir geleneğinin en ayrışan sembollerindendir. Bir kol kediyi eve girip çıkan, sahiplenmesi zayıf, göz koyduğunu alan bir kimseye; yani hırsıza ya da hilekâr bir yakına yorar. Başka bir kol ise kediyi ev halkının bir ferdi, evin bereketini ve sükûnetini paylaşan uysal bir varlık sayar. Üçüncü bir okuma kediyi hizmetkâr, evi kollayan ve zararlıyı uzak tutan bir yardımcı olarak alır. Bu üç okuma kaynaklarda yan yana durur; kedinin hâli, evcilliği ve rüya sahibine yönelişi hangisinin öne çıkacağını belirler.
Modern okumada kedi, kişinin bağımsızlık ve yakınlık arasındaki dengesini temsil eder; yakın durur ama teslim olmaz. Rüyada kediye duyulan sevgi ya da tedirginlik, çoğu zaman kişinin kontrol edemediği bir ilişkiye dair hissiyle ilişkilendirilir.
Ayrıntısına göre
Renk
beyaz kedi
Ak kedi, temiz bir niyete, evdeki uysal ve zararsız bir kimseye yorulur. Beyaz renk geleneğin genelinde arınmayla anıldığı için görüntü çoğunlukla iyiye alınır. Bazı kaynaklar bunu, uzun süredir devam eden bir tedirginliğin yersiz çıkmasına işaret sayar.
siyah kedi
Kara kedide gelenek belirgin biçimde ayrışır. Bir kol siyahı gizlilikle birleştirip saklanan bir mesele veya sinsi bir yakın diye okur; başka bir kol ise rengin tabirde belirleyici olmadığını, kedinin hâline bakılması gerektiğini söyleyip bu ürküntüyü reddeder. Kaynaklar her iki tutumu da korur.
Boyut
yavru kedi görmek
Yavru kedi, henüz büyümemiş bir meseleye ve bakım isteyen küçük bir sorumluluğa yorulur. Klasik tabirde yavrular, işin başlangıç hâline delalet eder. Görüntü genellikle zararsız sayılır, hatta gönül ferahlığına yorumlanmıştır.
olağandan iri, azgın kedi
İri ve ürkütücü kedi, ev içinde büyümüş bir huzursuzluğa ve artık görmezden gelinemeyecek bir meseleye yorulur. Yorumcular buradaki büyüklüğü, sorunun ehemmiyetinin ölçüsü sayar. Kaynaklar bunu düşmanlıktan çok, ihmalin büyütülmüş hâli olarak okur.
Mekân
kedinin eve girmesi
Kedinin eve girmesi iki türlü tabir edilir. Bir okuma bunu eve giren yabancı, mahremiyete sokulan biri diye alırken; başka bir okuma eve gelen kediyi misafir, bereket ve hayır kapısı sayar. Gelenek burada birleşmediği için, kedinin nasıl karşılandığı belirleyici kabul edilir.
Eylem
kediyi okşamak, kucağa almak
Uysal bir kediyi sevmek, evdeki huzura ve gönül alan bir yakınlığa yorulur. Yorumcuların bir kısmı bunu doğrudan iyiye alırken, bir kısmı 'yakın durup güvenilmeyecek biriyle ünsiyet' diye ihtiyat kaydı düşer. Gelenek bu görüntüde tam olarak birleşmez; kedinin sakinliği tabiri yumuşatan asıl ölçüdür.
kedinin tırmalaması veya ısırması
Kedinin tırmalaması, klasik tabirde yakın çevreden gelen bir incinmeye, umulmadık bir kırgınlığa yorulur. Yorumcular bunu düşmanlıktan ziyade, güvenilen birinin beklenmedik bir davranışı olarak okur. İzin çabuk geçmesi, meselenin de uzamayacağına delalet sayılır.
kedinin evden bir şey alıp kaçması
Ağzında bir şeyle kaçan kedi, gelenekte ev içinden eksilen bir mala ve göz koyulan bir emanete yorulur. Bu, kediyi hırsıza bağlayan kolun en açık örneğidir. Kimi kaynaklar alınan şeyin küçüklüğüne göre meselenin de küçük kalacağını kaydeder.
kediyi beslemek, ona yemek vermek
Kediye yem vermek, ev halkını gözetmeye ve rızkı paylaşmaya yorulur. Klasik tabirde diline bakılmayan bir canlıyı doyurmak, hayır ve sadaka kapısıyla ilişkilendirilir. Yorumcular bunu evdeki huzursuzluğun yatışmasına da delalet sayar.
kedinin fare veya haşere tutması
Avlanan kedi, evi zarar verenden koruyan bir bekçiye ve bir işin sessizce yoluna konmasına yorulur. Bu okuma, kediyi hizmetkâr ve koruyucu sayan kolun dayanağıdır. Yorumcular bunu, rüya sahibinin farkında olmadığı bir zararın önlenmesine delalet olarak alır.
Duygu
kediden korkmak, kaçmak
Kediden ürkmek, geleneğe göre yakın çevrede kişiyi tedirgin eden ama açığa vurulmamış bir meseleye yorulur. Yorumcular korkunun kaynağının çoğu zaman uzakta değil, yakında olduğunu kaydeder. Görüntü, dile getirilmeyen bir rahatsızlığın işareti sayılır.
Sonuç
kediyi evden çıkarmak veya kovmak
Kediyi uzaklaştırmak, evdeki bir huzursuzluğun giderilmesine ve rahatsız edici bir yakınlığın sınırlanmasına yorulur. Bazı kaynaklar bunu kişinin kendi evinin düzenine sahip çıkması diye okur. Kediye zarar vermeden çıkarmak, meselenin tatlılıkla çözülmesine delalet eder.