Rüyada Sarılmak
sarılmak · sarilmak · sarılma · kucaklamak · kucaklaşmak · sarıldığını görmek · boynuna sarılmak · kucaklaşma
Sarılmak klasik tabir geleneğinde iki tarafın birbirine yaklaşması ve arada mesafenin kalkması olarak okunur; bu yüzden barışmaya, kaynaşmaya ve bağın kuvvetlenmesine delalet eder. Kaynaklar kucaklaşmayı ayrıca bir şeyi kendine bağlamak manasında da alır ve sarılanın sarılınandan bir nasip alacağına yorar. Kimi yorumcular sıkı sarılmayı bağlılığın kuvvetine, gevşek sarılmayı ise şekilde kalmış bir yakınlığa ölçü tutar.
Modern okumada sarılmak, güven ve yakınlık ihtiyacının en doğrudan görüntülerinden sayılır; temas, uyanık hayatta karşılığı bulunamayan bir yakınlık arayışının uykuda dile gelmesi olarak değerlendirilir. Kimden ya da neden ayrı kalındığı, rüyanın taşıdığı duygunun yönünü belirler.
Ayrıntısına göre
Eylem
Tanıdık birine sarılmak
Bilinen bir kimseyle kucaklaşmak, aradaki soğukluğun kalkmasına ve ilişkinin tazelenmesine yorulur. Küskün olunan biriyse barışmaya, uzakta olan biriyse haberleşmeye ve kavuşmaya delalet eder. Kaynaklar burada kimin önce sarıldığına da bakar; ilk davranan tarafın gönlünde meselenin çözülmüş olduğuna yorulur.
Tanımadığı birine sarılmak
Tanınmayan biriyle kucaklaşmak, yeni kurulacak bir yakınlığa ve umulmadık bir taraftan gelen desteğe yorulur. Bazı yorumcular bunu hayra sayarken, kimi kaynaklar tanınmayanla kurulan yakınlığı temkinle karşılar ve aslı bilinmeyen bir bağa işaret sayar. Bu ayrışma sebebiyle rüyada duyulan huzur ya da tedirginlik tabirin yönünü belirler.
Duygu
Sarılırken ağlamak
Kucaklaşırken gözyaşı dökülmesi, gelenekte içte tutulan bir kederin boşalmasına ve gönlün hafiflemesine yorulur. Klasik yorum sessiz ağlamayı ferahlığa, çığlıkla karışan ağlamayı ise henüz sonuçlanmamış bir üzüntüye bağlar. Ayrılık üzerine ağlanıyorsa kavuşmanın gecikeceğine, kavuşma üzerine ağlanıyorsa sıkıntının bittiğine yorulur.
Sarılmaktan rahatsız olmak, kaçınmak
İstenmeyen bir kucaklaşma, kişinin kendisine yakın durmak isteyen birinden çekinmesine ve zorlanan bir yakınlığa yorulur. Kollarını açmaması, aradaki mesafeyi korumak istediğine delalet eder. Kaynaklar burada suç ya da kusur aramaz; yalnız isteksizce kurulan bağın sürmeyeceğine işaret sayar.
Diğer
Vefat etmiş birine sarılmak
Ölmüş bir yakınla kucaklaşmak, klasik gelenekte çoğunlukla hayra ve uzun ömre yorulan bir tabirdir; kaynaklar bunu o kimseden gelen bir hayır ve gönül ferahlığı olarak okur. Bazı yorumcular ise ayrılığın hatırlanmasına ve tamamlanmamış bir vedaya işaret sayar. Korku duyulmadan gerçekleşmesi, tabirin hayır yönünü kuvvetlendirir.
Sarılıp bırakmamak, kolları çözememek
Kucaklaşmanın uzaması ve kolların çözülememesi, bir kimseye ya da bir duruma fazla bağlanmaya yorulur. Klasik yorum burada bağın kuvvetini takdir eder ama sarılanın nefesinin daralmasını ölçünün kaçtığına işaret sayar. Kendiliğinden çözülen bir kucaklaşma, vaktinde tamamlanan bir ilişkiye delalet eder.