Rüyada Mücevher Görmek
mücevher · mücevherler · mucevher · cevher · ziynet · takı · elmas · yakut
Mücevher, klasik tabir geleneğinde kıymetli mal, saklı bir bilgi ve insanın nadir bulunan hasletlerine delalet eder. Yorumcular cevheri çoğunlukla göz önünde durmayan fakat değeri bilinen bir varlığa; kimi zaman da ilme, edebe ve güzel ahlaka yorar. Taşın parlaklığı kıymetin açığa çıkmasına, sönüklüğü ise değerin fark edilmemesine bağlanır. Cevherin cinsi tabiri inceltir: inci temizlik ve söz, yakut kudret, elmas ise sertlikle birlikte gelen bir kıymet tarafına çekilir.
Modern okumada mücevher, kişinin kendinde henüz değer atfetmediği bir yetenek yahut saklı tuttuğu bir yön olarak kaydedilir. Takının başkasına verilmesi ya da kaybedilmesi, kıymet verilenin nereye yatırıldığı sorusuyla ilişkilendirilir.
Ayrıntısına göre
Renk
Beyaz inci yahut sedef
İnci klasik tabirde temizlik, güzel söz ve nadir bulunan bir hasletle anılır. Dizili incilerin kopmadan durması, sözün ve ahdin bütünlüğüne yorulur. Tanelerin dağılması ise söylenenlerin toparlanamamasına işaret sayılır.
Kırmızı yakut yahut al taş
Kırmızı taş, gelenekte kudret, itibar ve göz alan bir kıymete yorulur. Rengin canlılığı elde edilenin gözden kaçmayacağına delalet eder. Bazı yorumcular kırmızıyı aynı zamanda emeğe ve bedel ödenerek kazanılan bir mala bağlar.
Yeşil zümrüt yahut yeşil taş
Yeşil cevher tabirde bereket, hayır ve gönül genişliğine yorulur. Taşın berrak olması, gelen hayrın devamlı olduğuna işaret eder. Klasik metinler yeşili ziynet taşları arasında en hayırlısı sayan okumaları sıkça nakleder.
Boyut
Tek ve iri bir taş
Büyük bir cevher, tabirde tek bir büyük kıymete, mühim bir işe yahut nadir bir kimseye yorulur. İriliğin taşımayı zorlaştırması, gelen kıymetin sorumluluk da getirdiğine işaret eder. Taşın el içine sığması ise imkânın kişinin ölçüsünde olduğu nişanesidir.
Bir avuç küçük taş yahut mücevher yığını
Çok sayıda küçük cevher, dağınık fakat toplamı kıymetli imkânlara yorulur. Hepsini bir arada tutabilmek, kişinin işlerini derleyebildiğine delalet eder. Aralarından bir kısmının dökülmesi, küçük kayıpların bütünü bozmadığı nişanesi sayılır.
Eylem
Mücevher bulmak, yerden almak
Umulmadık yerde cevhere rastlamak, tabirde beklenmedik bir kazanca yahut bir kabiliyetin fark edilmesine yorulur. Bulunanın küçük fakat kıymetli olması, azın bereketine delalet eder. Bulduğunu saklayabilmek, elde edilenin korunacağı nişanesi sayılır.
Mücevher takmak, kuşanmak
Ziyneti üzerine takmak, gelenekte itibar ve görünür bir kıymete yorulur. Takının yakışması, kişinin edindiği değeri hakkıyla taşıdığına işaret eder. Bazı yorumcular fazlaca ziynet kuşanmayı gösterişe bağlar ve ölçüyü hatırlatır; gelenek burada tek hükümde birleşmez.
Mücevher hediye etmek yahut vermek
Cevheri bir başkasına vermek, tabirde sevgi, itibar ve emanetin devredilmesine yorulur. Verilenin kabul görmesi, ilginin karşılık bulduğu nişanesidir. Kimi kaynaklar bunu ilim ve öğüt aktarmaya, yani kıymetli bir sözün başkasına ulaşmasına bağlar.
Mücevheri kaybetmek yahut çaldırmak
Ziynetin elden çıkması, gelenekte iki türlü okunur. Bir kol bunu kıymetli bir şeyin yitirilmesine ve gafletle korunmayan bir emanete yorar; başka bir kol ise kaybı kalıcı saymaz, kişinin kıymetini yanlış yerde aradığına dair bir uyarı olarak okur. Kaybedileni yeniden bulmak, telafi imkânının bulunduğu nişanesidir.
Mücevheri saklamak, kutuya kilitlemek
Cevheri gizlemek, tabirde sırrı korumaya ve kıymetliyi göz önünden çekmeye yorulur. Kutunun sağlam ve kilitli olması, emanetin emniyette olduğuna delalet eder. Fazlaca saklamak ise bazı yorumcularda faydasının kimseye ulaşmadığı hâline bağlanır.
Sonuç
Mücevherin başkasınca fark edilmesi yahut övülmesi
Cevherin görülüp beğenilmesi, tabirde adın anılmasına ve kıymetin teslim edilmesine yorulur. Övgünün ölçülü olması, itibarın kalıcı olacağı nişanesidir. Aşırı ilgi çekmek ise bazı yorumcularda hasetten sakınma bahsiyle birlikte nakledilir.
Diğer
Sahte, cam yahut taklit mücevher
Değersiz taşın kıymetli sanılması, tabirde aldanmaya ve göründüğü gibi olmayan bir işe yorulur. Sahteliğin anlaşılması, gerçeğin vaktinde ortaya çıkacağı nişanesidir. Yorumcular bu tabirde zarardan çok, ölçüp tartmanın gereğine dikkat çeker.
Kırılmış yahut çatlamış taş
Cevherin çatlaması, kıymetli bir bağın zedelenmesine yahut itibarın örselenmesine yorulur. Kırık parçaların toplanabilmesi, meselenin onarılabilir olduğuna delalet eder. Bazı kaynaklar çatlağı kusur saymaz; taşın hâlâ değerli olduğunu hatırlatarak nakleder.