Rüyada Kuyu Görmek
kuyular · kuyu görmek · su kuyusu · kuyuya düşmek · kuyudan su çekmek · sarnıç · kör kuyu · quyu
Kuyu, klasik tabir geleneğinde yerin altındaki suya, yani gizli ve emek isteyen bir rızka delalet eder. Yorumcular kuyuyu çoğunlukla insanın kolayca görünmeyen imkânına, biriktirdiği bilgiye yahut derinde tuttuğu bir sırra yorar. Kuyudan su çıkarmak murada ermeye ve gayretin karşılığını bulmaya bağlanır. Bazı kaynaklar kuyuyu insanın kendisine, kovayı ise ona uzanan yardıma benzetir.
Modern okumada kuyu, kişinin dışarıya göstermediği iç kaynaklarına ve emekle ulaşılan bir farkındalığa dair bir kayıt sayılır. Kovanın boş dönmesi ise çoğunlukla tükenmişlik değil, yanlış yerde arama duygusuyla ilişkilendirilir.
Ayrıntısına göre
Boyut
Çok derin, dibi görünmeyen kuyu
Dibi seçilmeyen kuyu, gelenekte kolay tüketilmeyecek bir imkâna yahut hâlâ ölçüsü bilinmeyen bir meseleye yorulur. Derinlik hem bereketin çokluğuna hem de erişmenin zorluğuna işaret ettiği için tabirciler ikisini birlikte nakleder. Kovanın uzun sürede dolması, neticenin gecikmeli fakat sağlam olduğu nişanesidir.
Ağzı dar, sığ yahut küçük kuyu
Sığ kuyu, çabuk elde edilen fakat çabuk tükenen bir imkâna yorulur. Ağzın darlığı, kişinin faydalanmasının önünde bir engel bulunduğuna delalet eder. Ağzın genişletilmesi ise imkânın önündeki engelin kaldırılabileceği nişanesi sayılır.
Mekân
Ev avlusunda yahut bahçede kuyu bulunması
Meskenin içindeki kuyu, ev halkının geçimine ve elin altındaki bir kaynağa yorulur. Kuyunun ağzının kapalı ve emniyetli tutulması, malın korunduğuna işaret eder. Bu tabirde kuyu dışarıdan gelen bir imkânı değil, hâlihazırda sahip olunanı gösterir.
Çölde yahut ıssız yerde kuyuya rastlamak
Kimsesiz bir yerde kuyu bulmak, klasik tabirde umulmadık bir çıkış yolu ve darlıkta gelen bir ferahlığa yorulur. Kuyunun yol üstünde olması, kişinin gidişatını sürdürebileceğine delalet eder. Bu okuma geleneğin kuyuya yüklediği en açık hayır tabirlerindendir.
Eylem
Kuyudan berrak su çekmek
Kovayı doldurup çıkarabilmek, tabircilerin çoğunda emeğin karşılığını bulmasına ve helal kazanca yorulur. Suyun berraklığı, elde edilenin şüpheden uzak olduğuna delalet eder. Çekilen suyu başkalarına da içirmek, hayrın kişide kalmayıp çevresine ulaştığı nişanesidir.
Kovanın boş yahut yarım çıkması
Kovanın su tutmadan dönmesi, gelenekte emeğin henüz meyvesini vermediğine yorulur. Kimi yorumcular bunu kaynağın yokluğuna değil, ipin kısalığına yani hazırlığın eksikliğine bağlar. Tekrar sarkıtınca dolması, sabrın meseleyi çözdüğü nişanesi sayılır.
Kuyu kazmak
Yeni bir kuyu açmak, klasik tabirde bir maişet yolu kurmaya ve kalıcı bir iş tesis etmeye yorulur. Kazının derin ve zahmetli olması, işin uzun soluklu olduğuna delalet eder. Kazarken suya erişilmesi, kurulan işin kaynağını bulduğu nişanesidir.
Kuyuya düşmek
Kuyuya düşmek gelenekte tek türlü okunmaz. Bir kol bunu bir sıkıntıya yahut kişinin kendi kurduğu bir tuzağa düşmesine yorar; başka bir kol ise düşmeyi ansızın bir hâlin içine girmek, gizli bir imkânın ortasında bulunmak olarak okur. Klasik metinlerde bilhassa kuyudan çıkarılma ihtimali vurgulanır ve düşüş tek başına neticeye bağlanmaz.
Sonuç
Kuyudan çıkarılmak, birinin ip uzatması
Kuyudan kurtulmak, tabirde sıkıntının bitmesine ve umulmadık bir yerden gelen yardıma yorulur. Uzatılan ipi tutabilmek, kişinin sunulan imkânı değerlendirdiğine delalet eder. Çıkaranın tanıdık olması, yardımın yakın çevreden geleceği nişanesi sayılır.
Kuyunun ağzının kapatılması yahut doldurulması
Kuyunun kapatılması, bir kaynağın kendi eliyle bırakılmasına yahut bir işin sonlandırılmasına yorulur. Yorumcuların bir kısmı bunu kayıp sayar, bir kısmı ise artık ihtiyaç kalmadığı için yapılan bir tedbir olarak okur. Kapatmanın çocukları korumak niyetiyle yapılması, hükmün hayra döndüğü nişanesi olarak nakledilir.
Diğer
Kuyunun suyunun kurumuş olması
Kuru kuyu, bir kaynağın çekilmesine yahut umulan yerden bir şey çıkmamasına yorulur. Bazı yorumcular kuruluğu kalıcı saymaz; mevsimlik bir darlığa ve yeniden dolacak bir kaynağa bağlar. Kuyunun dibinde nem görülmesi, kesilmenin geçici olduğu nişanesidir.
Kuyu suyunun bulanık yahut acı olması
Suyun tadının bozulması, kazanca karışan bir şüpheye yahut sözünde durmayan bir ortağa yorulur. Bulanıklığın dinip berraklaşması, meselenin zamanla düzeleceğine delalet eder. Bu tabirde asıl dikkat suyun varlığına değil, temizliğine çevrilir.