Rüyada Kitap Görmek
kitap · kitabı · kitabi · kitaplar · kitab · kitap okumak · kitab okumak · defter
Kitap, klasik tabir geleneğinde ilmin ve yazılı olanın nişanesi sayılır; sözün havada kalmayıp kayda geçmiş hâlidir. Kayıtların bir kolu kitabı kişinin ameline, yani yaptıklarının yazıldığı deftere yorar; bu okumada kitabın hâli kişinin işlerinin hâlidir. Bir başka kol kitabı habere ve mektuba bağlar: kapalı kitap gelmemiş haber, açık kitap ise bilinen ve açığa çıkmış durumdur. Üçüncü bir okuma kitabı hükme ve kaideye yorar, yani insanın işini kendisine göre ayarladığı ölçüye.
Modern kayıtta kitap rüyaları, kişinin kendi geçmişini okuma ve hayatını bir anlatı gibi toparlama ihtiyacıyla anılır. Okunamayan sayfa, çoğu zaman henüz kelimeye dökülmemiş bir düşüncenin görüntüsü sayılır. Bu okuma tabirin yerine geçmez.
Ayrıntısına göre
Renk
kitabın sayfalarının bembeyaz ve yazısız olduğunu görmek
Boş sayfa, bir okumaya göre henüz yazılmamış bir başlangıç ve önü açık bir imkândır. Başka bir okumaya göre ise emeğin karşılıksız kalması ve söylenecek sözün bulunmamasıdır. Gelenek bu iki tabiri birbirine tercih etmeden aktarır.
Boyut
kalın ve ağır bir kitap görmek
Kalın kitap, gelenekte geniş ilme ve uzun bir hesaba yorulur. Bir okuma bunu kişinin işinin çokluğuna ve sorumluluğunun ağırlığına bağlar; başka bir okuma ise derinlik ve birikim diye müspet tabir eder. Ağırlığın rüyada yorucu olup olmaması ayırt edici sayılır.
ince, birkaç yapraklı küçük bir kitap görmek
İnce kitap, kısa bir haber ya da az fakat özlü bir bilgi diye okunur. Kimi kayıtlar bunu, işin çabuk görülmesine ve hesabın hafifliğine bağlar. Azlık burada eksiklik olarak değil, yükün hafifliği diye tabir edilir.
Mekân
kitabın sağ tarafından ya da sağ eline verildiğini görmek
Sağdan verilen kitap, klasik kayıtlarda açık bir hayır nişanesi sayılır ve işin temiz görülmesine yorulur. Yorumcular bunu, kişinin muamelesinin dürüstlüğüne bağlar. Bu variant genel kitap bahsinde en çok üzerinde durulan işaretlerdendir.
kitapların bir raf ya da kitaplıkta dizili durduğunu görmek
Düzenli dizilmiş kitaplar, gelenekte biriken ilme ve düzene girmiş bir hayata yorulur. Rafın dolu olması imkânın çokluğuna, boş olması ise bir eksiğe bağlanır. Kimi kayıtlar bunu ayrıca hanenin itibarı bahsinde okur.
kitabı toz içinde ya da terk edilmiş bir yerde bulmak
Unutulmuş kitap, gelenekte ihmal edilmiş bir bilgi ya da bırakılmış bir işe yorulur. Kayıtlar bunu, kişinin bir vakit önemsediği fakat sonra terk ettiği meseleye bağlar. Kitabın tozunun silinmesi, ilginin geri dönmesine tabir edilir.
Eylem
kitabı açıp okuduğunu ve anladığını görmek
Anlaşılarak okunan kitap, gelenekte ilmin fayda vermesi ve meselenin açıklığa kavuşması diye yorulur. Yorumcuların bir bölümü bunu, kişiye ulaşan bir haberin doğru anlaşılmasına bağlar. Okumanın rahat ve akıcı olması, işin kolaylığına delalet sayılır.
kitabı açtığında yazıyı seçemediğini ya da anlamadığını görmek
Okunamayan yazı, gelenekte eksik ulaşmış haber ve kavranmamış bir bilgi diye tabir edilir. Bir kısım kayıt bunu, kişinin kendi kapasitesini aşan bir işe girmesine bağlar. Vurgu bilgisizlikte değil, bilginin kişiye henüz açılmamış olmasındadır.
kendisine bir kitap verildiğini görmek
Kitabın hediye edilmesi ya da uzatılması, gelenekte kişiye emanet edilen bir bilgi ya da sorumluluk diye okunur. Bir kol bunu ilim ve icazet bahsine yorarken, başka bir kol taşınması gereken bir hesabın kişiye teslim edilmesine bağlar. Kaynaklar iki manayı da açıkça taşır ve verenin kimliğine bakmayı öğütler.
kitap yazdığını ya da bir sayfayı kendi elleriyle doldurduğunu görmek
Yazmak, gelenekte kişinin kendi işini kayda geçirmesi ve arkasında iz bırakması diye tabir edilir. Yazının düzgün olması işin sağlamlığına, karışık olması ise düzensizliğe yorulur. Bazı yorumcular bunu ayrıca söz verme ve taahhüt bahsine bağlar.
kitabın sayfalarını yırttığını ya da yaktığını görmek
Yırtılan kitap, çoğu kayıtta ilmin zayi edilmesi ve bir bağın koparılması diye ağır tabir edilir. Buna karşılık bir başka kol bunu, geçersiz kalmış bir kaydın ya da bitmiş bir hesabın kapatılmasına yorar ve müspet okur. Gelenek burada birleşmez.
kitabını kaybettiğini ya da bulamadığını görmek
Yitirilen kitap, gelenekte unutulan bir bilgi ya da elden çıkan bir hak diye okunur. Kimi yorumcular bunu, kişinin dayandığı bir ölçüyü kaybetmesine bağlar. Kitabın yeniden bulunması ise kaybedilenin telafisine yorulur.
kitabı başkasına verdiğini ya da okuttuğunu görmek
Bilginin aktarılması, gelenekte hayırlı sayılır ve ilmin çoğalması diye tabir edilir. Bir kısım kayıt bunu ayrıca sırrın paylaşılmasına bağlar ve ihtiyat öğütler. Kime verildiği tabirde belirleyici kabul edilir.
Duygu
kitabı okurken ferahlık ve şevk duymak
Okumaktan alınan zevk, gelenekte ilme yatkınlık ve gönlün doğru yöne meyletmesi diye okunur. Kimi kayıtlar bunu, kişinin bulunduğu yolda huzur bulmasına bağlar. His burada tabirin bir parçası sayılır.
kitabı okurken sıkıntı ve ağırlık hissetmek
Okurken duyulan ağırlık, üzerine alınmış fakat gönülle benimsenmemiş bir yükümlülüğe yorulur. Bir kısım yorumcu bunu, kişiye ait olmayan bir sorumluluğun taşınmasına bağlar. Kayıtlar bunu suç değil, hâl tarifi olarak aktarır.
Sonuç
kitabın hükmüne göre bir işi yaptığını görmek
Kitaba uyarak hareket etmek, gelenekte ölçüye bağlılık ve keyfîlikten uzak durma diye tabir edilir. Bu okuma, kitabın kaide ve hüküm manasına bağlanan koldan gelir. Yorumcular bunu işin sağlam temele oturmasına yorar.