Rüyada Et Görmek

etler · eti · çiğ et · pişmiş et · kırmızı et · kavurma · lahm · ett

Et klasik tabir geleneğinde mal, rızık ve insanın bedenine dokunan pay olarak yorulur; hangi hayvandan olduğu ve hangi hâlde bulunduğu tabiri belirleyen asıl ölçüdür. Gelenek burada belirgin bir ayrım kurar: pişmiş et çoğunlukla emeğiyle olgunlaşmış, elde edilmiş bir kazanç sayılırken, çiğ et ham kalmış, henüz düzelmemiş ya da zahmetli bir şey kaydına bağlanır. Kendi etini yemek ile başkasının etini yemek de ayrı bahislerdir ve birbirine karıştırılmaz. Etin bolluğu tek başına hayır sayılmaz; nasıl elde edildiği ve kimin eti olduğu sorulur.

Psikolojik not

Modern okumada et, bedene ve varoluşun maddi tarafına dair bir imgedir; ihtiyaç, doyum ve kendini besleme duygularıyla birlikte anılır. Çiğ et ise çoğu zaman işlenmemiş, henüz sindirilmemiş bir yaşantının karşılığı olarak görülür. Rüyada etin uyandırdığı iğrenme ya da iştah, imgenin kendisinden daha çok şey söyleyebilir.

Ayrıntısına göre

Boyut

  • bedenin etlenmesi veya etin erimesi

    Kişinin kendi bedeninin etlendiğini görmesi mal ve güç artışına yorulur; klasik metinler burada eti doğrudan varlıkla eşleştirir. Etin erimesi, bedenin zayıflayıp kemiklerin belirmesi ise elde olanın azalması kaydıyla anlatılır. Yorumcular bu okumada değişimin ani mi yoksa yavaş mı olduğunu ayrıca not eder.

Mekân

  • kasap dükkânı veya et asılı görmek

    Kasapta asılı etler görmek, geniş fakat henüz sahiplenilmemiş bir rızık alanı olarak yorulur. Bazı kaynaklar bu görüntüyü seçim yapma ve pay ayırma bahsine bağlar. Kanın çok ve dükkânın kirli olması ise elde edilecek şeyin zahmetle geleceği kaydıyla anlatılmıştır.

Eylem

  • kendi etini yemek veya kendi etinden koparmak

    Kişinin kendi etini yemesi klasik okumada kendi emeğinin ürününü yemek, kendi malından harcamak olarak yorulur. Bir başka kol ise bunu kendine zarar verme, kendi kendini yıpratma ve elindekini tüketme kaydına bağlar. İki okuma da nakledilmiştir; yorumcular etin acı mı yoksa doyurucu mu geldiğine bakarak ayırır.

  • başkasının etini yemek

    Bir insanın etini yemek, geleneğin en açık okumalarından biridir ve gıybet yani arkasından konuşmak olarak yorulur. Etin sahibi tanınan biriyse tabir doğrudan o kişi hakkındaki söze bağlanır. Kaynaklar burada etin çiğ olmasını sözün daha kaba, pişmiş olmasını ise daha örtülü söylenmiş olması kaydıyla ayırır.

  • et satın almak

    Et satın almak geleneğin çift okuduğu yerlerdendir. Bir kol bunu rızkı kendi eliyle temin etmeye ve eve bereket getirmeye yorar. Başka bir kol ise et alımını -kasap ve kan çağrışımı sebebiyle- bir sıkıntının satın alınması, gereksiz bir yüke girme kaydına bağlar. Kaynaklar burada etin bedelinin ödenip ödenmediğine de bakar.

  • et dağıtmak veya birine et vermek

    Et dağıtmak, elindeki hayrı paylaşmaya ve insanlara faydası dokunmaya yorulur. Kurban etinin dağıtılması bahsi bu okumayı ayrıca güçlendirir. Verilen etin pişmiş olması yardımın hazır ve tam, çiğ olması ise yardımın henüz tamamlanmamış olması kaydıyla anlatılır.

Duygu

  • etten tiksinmek veya yemeyi reddetmek

    Önüne konan etten tiksinerek yüz çevirmek, sunulan bir paydan ya da teklif edilen bir kazançtan uzak durmaya yorulur. Yorumcular bu tabirde tiksintinin sebebini önemser: etin kendisi bozuksa okuma sakınma yönüne, et düzgünken tiksinme varsa gönül isteksizliği yönüne çevrilir.

Diğer

  • pişmiş et

    Pişmiş et klasik metinlerde hazır ve kolayca elde edilen rızık, olgunlaşmış bir kazanç olarak yorulur. Yorumcular pişirme işini emeğin ve bekleyişin tamamlanması sayar; iyi pişmiş etin tadının hoş olması işin de düzgün sonuçlanmasına bağlanır. Yanmış ya da fazla pişmiş et ise elde edilenin tadının kaçması kaydıyla anlatılır.

  • çiğ et

    Çiğ et geleneğin en çok ihtiyat kaydı düştüğü hâldir; çoğunlukla zahmet, henüz olgunlaşmamış bir iş ya da tatsız bir haber olarak yorulur. Bununla birlikte gelenek burada birleşmez: bazı kaynaklar çiğ eti sadece ham bir mal, işlenmeyi bekleyen bir sermaye sayar ve kötüye yormaz. Ayırt edici ölçü, etin kanlı ve kokuşmuş mu yoksa temiz ve taze mi göründüğüdür.

  • koyun ve sığır eti

    Koyun eti klasik metinlerde helal ve hoş bir rızık, ailenin sofrasına gelen bereket olarak yorulur. Sığır eti ise emekle kazanılan, yorularak elde edilen mal kaydıyla anılır; bazı yorumcular onu bir yıl boyunca sürecek geçim bahsine bağlar. Her ikisinde de etin bol ve temiz olması hayır yönünü güçlendirir.

  • kuş eti ve av eti

    Kuş eti yemek, uzaktan gelen ya da beklenmedik bir yoldan elde edilen kazanç olarak yorulur. Av etinin kendi eliyle avlanmış olması, o kazancın kişinin çabasıyla geldiği kaydıyla anlatılır. Küçük kuşların eti ise az fakat temiz bir rızık sayılmıştır.

  • kokmuş veya bozulmuş et

    Kokmuş et klasik okumada şüpheli kazanç, bozulmuş bir iş ya da insanlar arasında dolaşan çirkin bir söz olarak yorulur. Kokunun etrafa yayılması meselenin gizli kalmadığına bağlanır. Bu et hâlinde yorumcular arasında bir ayrışma yoktur; okuma açıkça ihtiyat yönündedir.

İlgili semboller