Rüyada Elbise Görmek
elbiseler · elbisesi · giysi · giyecek · kıyafet · urba · libas · esvap
Elbise klasik tabir geleneğinde kişinin dış hâlini, insanlar arasındaki görünüşünü ve hayatını sürdürdüğü mesleği ile geçim yolunu karşılar. Rüyada giyilen şey, sahibinin o dönemdeki durumunun üzerine geçirilmiş bir örtü sayılır; sağlam ve temiz olması hâlin düzgünlüğüne, yırtık ya da kirli olması hâlde bir eksikliğe yorulur. Yorumcular elbisenin cinsini, dokusunu ve nasıl giyildiğini ayrı ayrı hesaba katar. Bir başkasının elbisesini giymek ise o kişinin durumundan bir pay almak sayılmıştır.
Modern okumada elbise, kişinin dışarıya dönük yüzü ve kendini nasıl sunduğu ile ilgili bir imgedir. Beden ile dünya arasında duran bu katman, kimliğin görünen tarafına dair duyguları taşıyabilir. Rüyadaki elbisenin uygun ya da yakışıksız görünmesi, çoğu zaman kişinin bulunduğu ortamda kendini yerinde hissedip hissetmediği duygusuyla birlikte anılır.
Ayrıntısına göre
Renk
beyaz elbise
Beyaz elbise geleneğin en çok üzerinde durduğu renktir ve çoğunlukla arınma, itibar ve işin temizliği yönünde yorulur. Bununla birlikte gelenek burada birleşmez: bir kol beyazı sevinç ve ferahlık sayarken, başka bir kol -özellikle beyazın kefeni andıran ağır ve düz biçimlerini- ayrılık, yolculuk ya da dünyadan el çekme kaydına bağlamıştır. Yorumcuların ayırt edici ölçüsü, elbisenin bayramlık bir sevinçle mi yoksa sessiz bir ağırlıkla mı giyildiğidir.
yeşil elbise
Yeşil giysi klasik metinlerde iyilik, salah ve dinî yönden bir güzelliğe yorulmuştur. Yorumcular bu rengi çoğunlukla huzurlu bir hâlin ve hayırla anılmanın işareti sayar. Ölmüş birinin rüyada yeşil giyinmiş görünmesi ise onun hakkında hayır ümidi kaydıyla anlatılır.
siyah elbise
Siyah elbisede ayrışma açıktır. Bir kol siyahı heybet, otorite ve makam sahibi olmaya yorar; siyah giyenin sözünün geçerliliğine işaret sayılır. Başka bir kol ise aynı görüntüyü keder, sıkıntı ve gam kaydına bağlar. Rüyayı görenin kendi hâli -alışkın olmadığı bir siyahı giymek ile giymeye alışık olmak- yorumcuların bu iki okumayı ayırmakta kullandığı ölçüdür.
kırmızı ya da alacalı elbise
Kırmızı ve gösterişli renkler geleneğin daha ihtiyatlı yaklaştığı yerdir. Erkek için çoğunlukla dünya süsüne meyil, şöhret arzusu ve gereksiz gösteriş kaydıyla anılır; kadın için ise sevinç, düğün ve neşe yönüne yorulduğu nakledilir. Aynı rengin iki cinsiyet için ayrı okunması bu bahsin belirgin özelliğidir.
Boyut
elbisenin uzun ve yerde sürünmesi
Aşırı uzun, yerde sürünen elbise geleneğin çift okuduğu yerlerdendir. Bir kol bunu bolluk, ömür uzunluğu ve genişlik sayar; başka bir kol ise kibir, gösteriş ve haddi aşma kaydına bağlar. Sürünen eteğin kişiyi tökezletmesi ikinci okumayı güçlendiren bir ayrıntı olarak nakledilir.
Eylem
elbisenin çıkarılması veya soyunmak
Elbiseyi çıkarmak bulunulan hâlden, işten ya da konumdan sıyrılmaya yorulur. İsteyerek çıkarmak kendi tercihiyle bir yükü bırakmak, zorla soyulmak ise elde olanın elden gitmesi kaydıyla anlatılır. İnsanlar içinde çıplak kalmak ise ayıbın açığa çıkması ve utanç bahsiyle birlikte anılır.
başkasının elbisesini giymek
Tanıdık birinin elbisesini giymek, o kişinin hâlinden, işinden veya konumundan bir pay almaya yorulur. Elbise sahibinin durumu iyi ise okuma hayır yönüne, sıkıntılı ise sıkıntıya ortak olma yönüne çevrilir. Yorumcular burada elbisenin verilerek mi yoksa izinsiz mi giyildiğine bakar.
elbise satın almak veya hediye edilmesi
Elbise satın almak, kendi emeğiyle yeni bir hâl edinmeye yorulur. Birinden hediye elbise almak ise o kişiden gelecek bir iyilik, koruma ya da destek kaydıyla anlatılır. Verilen elbisenin makbul ve tam olması, bu desteğin de eksiksizliğine işaret sayılmıştır.
Duygu
elbiseden utanmak veya beğenmemek
Rüyada giyilen elbiseden utanç duymak, kişinin içinde bulunduğu hâlden hoşnutsuzluğu olarak yorulur. Yorumcular bu duyguyu elbisenin biçiminden daha ağır sayar; güzel bir elbiseyi utançla giymek, dıştan düzgün görünen bir işin içte huzursuzluk vermesi kaydıyla anlatılır.
Sonuç
elbisenin kirlenmesi veya yıkanması
Elbisenin kirlenmesi hâlde bir bulanıklık, dedikodu ya da işe karışan bir şaibe olarak yorulur. Yıkanıp temizlenmesi ise bu bulanıklığın giderilmesine, tövbe ve arınma bahsine bağlanır. Kirin çıkmaması ise meselenin uzayacağı yönünde bir kayıtla anlatılmıştır.
Diğer
yeni ve temiz elbise
Yeni bir elbise giymek hâlin tazelenmesine, yeni bir işe ya da yeni bir konuma girmeye yorulur. Elbisenin kişiye tam oturması yorumcular tarafından işin kişiye uygunluğu sayılmış, bol veya dar gelmesi ise uyumsuzluk kaydına bağlanmıştır. Temizlik burada işin helalliği ve namın düzgünlüğü ile birlikte anılır.
yırtık, eski veya yamalı elbise
Yırtık elbise klasik okumada hâlde bir gedik, itibarda aşınma ya da geçimde darlık olarak yorulur. Ancak bu bahiste de tam bir birlik yoktur: kimi kaynaklar yamalı ve eski giysiyi kanaate, tevazuya ve dünyaya bel bağlamamaya yorar; bu okumada eskilik bir eksiklik değil, bir sadelik sayılır. Yırtığın gizli mi yoksa herkesin göreceği yerde mi olduğu ayrımı da yorumcularca gözetilir.
yün, keten veya pamuk gibi sade kumaş
Sade ve kalın kumaştan giysi klasik metinlerde helal geçim, zahmetle kazanılan rızık ve gösterişsizlik yönünde yorulur. Yün özellikle dünyadan el çekme ve sabır bahsiyle birlikte anılmıştır. Bu okumada kumaşın kabalığı kusur değil, işin sağlamlığı sayılır.
ipek ve işlemeli elbise
İpek ve altın işlemeli giysi bolluk, refah ve makam yönüne yorulmakla birlikte bir uyarı kaydı da taşır. Erkek için bu tür giysi çoğunlukla dünyaya fazla meyil ve şüpheli kazanç bahsiyle anılır; kadın için ise süs, sevinç ve rahat bir hâl kaydına bağlanır. Kaynaklar bu ikili okumayı yan yana korumuştur.