Rüyada Yüz Görmek
yüz · yuz · çehre · cehre · surat · sima · yüz görmek · yuz gormek
Rüyada yüz, klasik tabir geleneğinde kişinin görünen hâline, itibarına ve insanlar arasındaki tanınmışlığına delalet eder. Yorumcular yüzü, iç hâlin dışa vurduğu ayna sayar; yüzün açık ve aydınlık olması hâlin düzgünlüğüne, asık ve solgun olması ise sıkıntının dışarıdan seçilmesine yorulur. Ak yüz ile kara yüz tabiri, utanma ve mahcubiyet bahsiyle doğrudan bağlantılıdır. Yüzün tanınıp tanınmaması ise kişinin çevresindeki yerinin belirginliğine bağlanır.
Modern kayıtta yüz, kişinin başkalarına gösterdiği taraf ve nasıl görüldüğüne dair duyduğu kaygıyla ilişkilendirilir. Yüzünü göremediği yahut tanıyamadığı rüyalar, kendini tanımlama ihtiyacının belirginleştiği dönemlerde anlatılabilir.
Ayrıntısına göre
Renk
Yüzün ak ve aydınlık görünmesi
Yüzün aydınlık ve nurlu görünmesi, itibarın yerinde olmasına ve kişinin insanlar içinde mahcup düşmemesine yorulur. Klasik metinlerde ak yüz, verilen sözün tutulmasına ve emanetin korunmasına bağlanır. Bu aydınlığın başkalarınca da fark edilmesi, adın hayırla anılmasına nişane sayılır.
Yüzün kararmış yahut solmuş görünmesi
Yüzün karardığını yahut rengin çekildiğini görmek, gelenekte mahcubiyet ve üzerinde kalan bir sözün ağırlığı olarak okunur. Kimi yorumcular bunu doğrudan utanmaya, kimileri ise dışarıdan gelen bir suçlamaya yorar; iki okuma birbirini iptal etmez. Rengin sonradan yerine gelmesi ise durumun düzelmesine bağlanır.
Mekân
Kalabalık içinde yüzünün görülmesi
İnsanlar arasında yüzünün seçilip tanınması, itibarın açığa çıkmasına ve kişinin bilinir olmasına yorulur. Gelenek bunu hem hayır hem külfet olarak okur; tanınmak beraberinde gözetilmeyi de getirir. Kalabalıkta fark edilmemek ise mahremiyetin korunmasına bağlanır.
Eylem
Aynada kendi yüzünü görmek
Aynada kendi çehresini seyretmek, kişinin kendi hâline dışarıdan bakmasına ve durumunu tartmasına yorulur. Gördüğü yüzün kendisine benzemesi hâlin yerinde olmasına, yabancı görünmesi ise kendini tanıyamamaya bağlanır. Tabirciler aynayı burada hüküm veren değil, hâli gösteren bir alet sayar.
Yüzünü örtmek yahut gizlemek
Yüzünü eliyle yahut bir örtüyle kapatmak, kişinin hâlini insanlardan gizlemek istemesine delalet eder. Bir kol bunu mahcubiyete yorarken, başka bir kol tevazuya ve kendini öne çıkarmama isteğine bağlar. Gelenek burada tek bir hükümde birleşmez.
Yüzünü yıkamak
Yüzünü su ile yıkayıp temizlemek, üzerindeki dedikodunun ve yanlış anlaşılmanın kalkmasına yorulur. Klasik anlatımda yüzün temizlenmesi, adın temize çıkması ile ilişkilendirilir. Suyun berrak olması bu temizlenmenin tam olmasına nişanedir.
Duygu
Güler yüzle karşılaşmak
Birinin güler yüzle kendisine baktığını görmek, iyi münasebete ve gönül alınmasına delalet eder. Tabirciler güler yüzü, sözden önce gelen bir kabul işareti sayar. Karşılıklı gülümsemek ise aradaki soğukluğun kalkmasına yorulur.
Asık, dargın bir yüzle karşılaşmak
Asık ve çatık bir çehreyle karşılaşmak, bir kırgınlığa yahut söylenmemiş bir sitemin varlığına yorulur. Klasik metinlerde bu, husumetten çok henüz konuşulmamış bir meseleye benzetilir. Yüzün sonradan açılması ise meselenin çözülmesine nişane sayılır.
Sonuç
Yüzünün güzelleştiğini görmek
Çehresinin öncekinden daha güzel ve derli toplu göründüğünü fark etmek, hâlin ve itibarın düzelmesine yorulur. Klasik tabirde bu güzellik, dış görünüşten çok kişinin insanlar nezdindeki durumuna işaret sayılır. Değişimin başkalarınca da söylenmesi ise durumun yerleştiğine nişanedir.
Diğer
Tanıdık birinin yüzünü görmek
Bilinen birinin çehresini açıkça görmek, o kimseyle olan bağın gündeme gelmesine yorulur. Yüzünün rüyadaki hâli, aradaki münasebetin o gün nasıl durduğuna dair nişane sayılır. Tabirciler bunu bir haber yahut hatırlanma olarak da okur.
Yüzü tanınmayan biriyle karşılaşmak
Çehresini seçemediği, hiç tanımadığı biriyle karşılaşmak, henüz belirginleşmemiş bir kimseye yahut yeni bir tanışıklığa yorulur. Bazı yorumcular bunu beklenmedik bir haberin habercisi sayar. Yüzün sonradan netleşmesi ise meçhulün açığa çıkmasına bağlanır.