Rüyada Soğan Görmek
soğan · soğanı · soğanlar · sogan · soğan görmek · soğan yemek · kuru soğan · taze soğan
Soğan klasik tabir geleneğinin en açık ayrışma taşıyan sembollerinden biridir. Bir kol soğanı çabuk ve kolay elde edilen mala yorar; onlara göre soğan aceleyle gelen, zahmetsiz fakat bereketi tartışmalı bir kazançtır. Başka bir kol ise soğanın kokusundan ve göz yaşartmasından yola çıkarak onu pişmanlığa, gizli hâlin açığa çıkmasına ve ağızdan çıkan sözün sahibini ele vermesine bağlar. Bu iki okuma kaynaklarda uzlaştırılmaz; ikisi de nakledilmeye devam eder. Kat kat kabuğu ise ayrı bir tabir doğurmuş, örtülü meselelerin tek tek açılması biçiminde okunmuştur.
Modern okumada soğan soymak, bir meselenin katmanlarını tek tek açma ve altındaki asıl sebebe inme çabası olarak ele alınır. Soyarken gelen gözyaşı ise bu açılmanın kişiye acı verdiğinin, ama süreci durdurmadığının işareti sayılır.
Ayrıntısına göre
Renk
Kırmızı yahut mor kabuklu soğan
Kızıl kabuk, kaynaklarda hem keskinliğe hem dikkat çekiciliğe yorulur. Bir kol bunu sözün sertliğine bağlar, bir kol ise rengin canlılığını berekete sayar; bu ayrım da giderilmemiştir.
Ak, temiz kabuklu soğan
Beyaz soğan, niyeti açık ve saklısı olmayan bir işe yorulur. Gelenekte bu hâl, soğanın menfi okumasını en çok hafifleten alametlerden sayılır.
Mekân
Soğanın kilerde, çuval çuval saklı durması
Biriktirilmiş soğan, ihtiyat için ayrılmış bir mala ve zor güne hazırlığa yorulur. Bekletildikçe çürüyeceği hatırlatması ise bazı kaynaklarda malın atıl bırakılmaması bahsine bağlanır.
Eylem
Soğan yemek
Gelenek burada birleşmez. Bir kısım yorumcu soğan yemeyi hazır ve çabuk gelen bir nasibe yorar; başka bir kısım ise ardından gelen kokuyu esas alarak sonu nedamete varan bir söze yahut acele edilmiş bir işe bağlar. Her iki tabir de kaynaklarda yan yana durur.
Soğan soymak, kabuklarını ayırmak
Kabukların tek tek alınması, örtülü bir meselenin katman katman açılmasına ve işin aslına inilmesine yorulur. Sona kalan çekirdeğin küçük çıkması ise, büyük sanılan bir meselenin aslında ufak olduğuna işaret sayılır.
Soğan toplamak yahut satın almak
Toplamak, zahmetsiz elde edilen bir menfaate ve eline kolayca geçen bir imkâna yorulur. Bir kısım kaynak burada malın helalliğinin sorgulanması gerektiğini de belirtir; kolay gelenin kolay gitmesi bahsi anılır.
Soğanı toprağa dikmek yahut ekmek
Ekilmesi, kısa vadede karşılığı alınacak bir emeğe ve çabuk ürün veren bir işe yorulur. Gelenekte soğan sabır isteyen ağaç mahsullerinden ayrılır; bu yüzden acele ile bereketin bir arada anıldığı yer burasıdır.
Duygu
Soğandan iğrenmek yahut yemekten kaçınmak
Uzak durmak, şüpheli bir menfaati geri çevirmeye ve kolay gelenden sakınmaya yorulur. Yorumcular bunu, kişinin kendi ölçüsünü koruduğuna işaret sayar.
Sonuç
Soğandan göz yaşarması, ağlamak
Gözyaşı burada kederin kendisine değil, sebebi dışarıdan gelen bir üzüntüye yorulur. Bazı yorumcular bunu, kişinin kendi seçimi olmayan bir durum yüzünden mahzun olmasına bağlar; ağlamanın kısa sürmesi ise geçici sayılmasına.
Soğan kokusunun üzerinde kalması
Kokunun dağılmaması, gizli tutulan bir hâlin çevrece fark edilmesine ve saklananın kendini belli etmesine yorulur. Kaynaklar bunu ayrıca söz taşımanın izini bırakması biçiminde okur.
Soğanın çürük yahut kurtlu çıkması
İçi bozuk soğan, dışı düzgün görünen bir işin aslının çürük olmasına işaret sayılır. Yorumcular burada asıl uyarının kabuğa aldanmamak olduğunu belirtir.
Diğer
Soğanın pişirilmiş yahut yemeğe katılmış olması
Pişirilmiş soğan gelenekte çiğinden ayrı tutulur ve kokusu gittiği için menfi yönü hafifler. Bu hâlde soğan, ıslah edilmiş bir menfaate ve kabahati giderilmiş bir işe yorulur.
Taze, yeşil soğan görmek
Taze soğan, yeni başlayan ve henüz olgunlaşmamış bir işe yorulur. Yeşilliği bazı kaynaklarda tazelik ve umut nişanesi sayılırken, keskinliği aynı zamanda acele edilmemesi gereken bir hâle bağlanır.