Rüyada Buğday Görmek
buğday · bugday · buğdaylar · buğday tanesi · buğday başağı · başak · ekin · buday
Buğday klasik tabir geleneğinde rızkın en somut simgesi sayılır; helal kazanç, bereket ve emeğin karşılığını bulması olarak yorulur. Toprağa ekilip beklemeyi gerektirdiği için sabırla elde edilen kazanca, aceleyle değil zamanla olgunlaşan işlere delalet eder. Aynı zamanda topluluğun ortak nasibi olduğundan aile geçimi ve paylaşılan bolluk ile ilişkilendirilir. Ölçülüp tartılan bir madde olması sebebiyle hesap ve muhasebe manasıyla da anılır.
Modern okumada buğday, kişinin emeğinin karşılığını göreceğine dair içsel güvenle ve biriktirme-hazırlık duygusuyla ilişkilendirilir. Rüyada buğdayın bolluğu ya da azlığı, kişinin kendi kaynakları hakkındaki yeterlilik hissini yansıtabilir.
Ayrıntısına göre
Renk
sarı, olgun buğday
Olgunlaşmış sarı buğday, vaktini doldurmuş ve toplanmayı bekleyen bir kazanca yorulur. Gelenek burada emeğin tamamlandığını, geriye yalnızca hasadın kaldığını okur. Bazı yorumcular sarının parlaklığını sevince, kimileri ise mevsimin sonuna gelmişliği bir dönemin kapanışına bağlar.
yeşil, henüz olgunlaşmamış ekin
Yeşil ekin, vakti gelmemiş bir işe ve erken davranmanın zararına işaret sayılır. Tabirciler bunu 'ümit var, fakat henüz toplanacak şey yok' diye açar. Bir kol bunu bereketin müjdesi olarak olumlu okurken, başka bir kol sabırsızlık ve vaktinden önce hüküm verme uyarısı olarak yorar; gelenek burada birleşmez.
Boyut
yığın hâlinde çok buğday
Harman yerinde yığılmış bol buğday, geniş rızka ve sıkıntının kalkmasına delalet eder. Sayılamayacak çoklukta olması, nimetin hesabının tutulamayacağı bir genişlik diye açılır. Kimi kaynaklar bunu topluluğun ortak bolluğu, kimi kaynaklar kişinin kendi hanesinin genişlemesi olarak ayırır.
avuç içinde birkaç tane buğday
Az miktarda buğday, küçük ama helal ve bereketli bir nasibe yorulur. Gelenek burada azlığın yoksunluk sayılmadığını, bereketin miktarla ölçülmediğini vurgular. Tanenin sağlam ve dolgun olması, azın kâfi gelmesi diye okunur.
Mekân
ambarda saklanan buğday
Ambardaki buğday, ihtiyat ve geleceğe hazırlık manası taşır. Nimetin korunması, tedbirin elden bırakılmaması olarak yorulur. Ancak ambarın kilitli tutulup kimseye verilmemesi, bir kısım yorumcuya göre cimriliğe ve nimetin hapsedilmesine delalet eder.
Eylem
buğday ekmek
Toprağa buğday ekmek, karşılığı ileride görülecek bir emeğe ve hayırlı bir başlangıca yorulur. Ekilen tanenin görünmez kalması sebebiyle gizli tutulan iyilik ve sadaka manasıyla da anılır. Ekimin toprağa uygun yapılması, işin ehline verilmesi olarak açıklanır.
buğday biçmek, hasat etmek
Biçmek, uzun süredir bekleyen bir emeğin karşılığını almaya işaret eder. Gelenekte hasat vaktinin doğru seçilmesi, işlerde zamanlamanın isabetli olması diye açılır. Bazı kaynaklar biçme eylemini ayrılık ve toplanmış olanın dağılması yönüyle de kaydeder; iki okuma yan yana aktarılagelmiştir.
buğday öğütmek, un yapmak
Buğdayın öğütülüp una dönüşmesi, ham olan bir imkânın işe yarar hâle getirilmesine yorulur. Kazancın yalnız biriktirilmesi değil, kullanılması ve fayda vermesi manası taşır. Değirmenin çalışması, işlerin akışa girmesi diye de aktarılır.
buğday saçmak, dağıtmak
Buğdayı insanlara dağıtmak, cömertlik ve bereketin paylaşılmasıyla artması olarak yorulur. Elden çıkanın eksilme değil çoğalma sayıldığı okumalardan biridir. Bazı yorumcular yere saçılan ve toplanmayan buğdayı ise savurganlık ve kadrini bilmemek diye kaydeder.
Duygu
buğdayı görüp sevinmek
Buğday karşısında duyulan ferahlık, sıkıntının ardından gelen bir genişliğe yorulur. Gelenek burada duygunun kendisini de tabirin bir parçası sayar. Sevincin şükre dönüşmesi, bereketin devamı olarak okunur.
Sonuç
buğdaydan ekmek pişirilmesi
Buğdayın sofraya ekmek olarak gelmesi, rızkın tamamlanması ve nimetin son hâline ulaşması diye yorulur. Ekmeğin paylaşılması hâlinde bereketin haneye yayılması manası eklenir. Bu, buğday tabirlerinin en tam ve en açık hayır okumalarından biri sayılır.
Diğer
çürük, kurtlanmış veya boş başaklı buğday
İçi boş çıkan başak ve kurtlanmış tane, görünüşte var olup gerçekte fayda vermeyen bir kazanca işaret eder. Emeğin karşılıksız kalması ya da güvenilen bir işin içinin boş çıkması diye açılır. Bazı tabirciler bunu şüpheli kazanca, kimileri ise haksızlıkla gelen malın bereketsizliğine bağlar.